Motivasyon Kazanmak İçin 10 Teknik (No:4)

10 yazıda hedeflerine ulaşmanda yardımcı olacak püf noktalarını bulacaksın. Hepsi de denenmiş, kanıtlanmış, gerçekten işe yarar yöntemler. Üstelik uygulaması da zor değil ve denemesi bedava!

Harvard Üniversitesinde Tıp ve Sosyoloji profesörü olan Nicholas Christakis’in yaptığı araştırmaların sonuçlarını oldukça ilgi çekici. Örneğin eğer aşırı kilolu bir arkadaşın varsa, senin de obez olma riskin normale göre %45 fazla. Hatta eğer arkadaşın kilo almaya başladıysa, senin de kilo almaya başlama riskin normale göre %57 daha fazla.

Yaptığı sunumda (Türkçe altyazılı) başka örnekler de vermiş ve bunun psiko-sosyolojik sebeplerini de vermiş. Örneğin kilolu arkadaşların çoğunluktaysa, hem senin yeme ve egzersiz stilini etkiliyorlar, hem senin kafandaki “normal” kavramı değişiyor ve aslında kilolu olan insanlar sana normal gelmeye başlıyor.

Bir yandan da bu, atalarımızın bildiği bir gerçeğin bilimsel kanıtı olmuş. Hangi gerçeğin mi

Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim

Bu gerçeği fırsata çevirmek ise çok kolay: Hedefine ulaşmak istiyorsan, seninle aynı hedefe ulaşmaya çalışan kişilerle “takılman” ekstra itici güç sağlar.

Bunu ister internette ister gerçek hayatta yapabilirsin. Hatta internet gerek forumlar, bloglar, facebook grupları olarak bir çok olanak sağlıyor.

Özetlemek gerekirse

Ne kadar çok seninle aynı istek ve hevesi paylaşan insanla iletişim kurarsan, o kadar motive olur ve hedefine ulaşma şansını o kadar artırırsın.

Motivasyon Kazanmak İçin 10 Teknik (No:3)

10 yazıda hedeflerine ulaşmanda yardımcı olacak püf noktalarını bulacaksın. Hepsi de denenmiş, kanıtlanmış, gerçekten işe yarar yöntemler. Üstelik uygulaması da zor değil ve denemesi bedava!

Hani denize yarı beline kadar girip üşürken suyun ne kadar soğuk olduğunu düşünür ve bir türlü suya dalamazsın ya….

Bir fikir aklını kurcalayıp duruyorsa, nasıl yaparım, nasıl ederim, yapsam ne olur, yapmasam ne olur, ne kadar sürer diye düşünüp duruyorsan ve bu çok fena canını sıkıyorsa,

En iyi çözüm başlamaktır.

Çoğu zaman beyaz tavşana bir yazı yazmaya oturduğumda aklımda sadece bir fikir olur. Klavyenin başına geçip yazmaya başlamadan o fikir kesinlikle daha iyi şekillenmez. Bir kere sözler dökülmeye başlayınca ise gerisi gelir. Bazen işleri planlamak, düşünmek, enine boyuna tartışmak, üzerine konuşmak, gerekir.

Ama hele bi başla, sonra hepsini yaparsın.

Bir şeyi yapmaya başlamanın en iyi yolu; hemen, şimdi, çok fazla ardını arkasını düşünmeden yapmaya başlamaktır.

Sevgi ve Değer

Deneyimli bir bilim insanı, 6 yıl süren bir araştırma, binlerce insanın hikayesi, yüzlerce görüşme ve güzel bir anlatım.

Sonuç olarak, sevilen ve değer verilen kişilerle ile buna çabalayanlar arasındaki temel farkı şöyle özetlemiş Brene Brown.

Sevilen ve değer verilen insanlar, kendilerinin bu sevgi ve değere layık olduğuna inanır.

Bazı şeyler insanın sandığından çok daha yalın oluyor.

Motivasyon Kazanmak İçin 10 Teknik (No:2)

10 yazıda hedeflerine ulaşmanda yardımcı olacak püf noktalarını bulacaksın. Hepsi de denenmiş, kanıtlanmış, gerçekten işe yarar yöntemler. Üstelik uygulaması da zor değil ve denemesi bedava!

Önceki yazıda ilerlemeyi takip etmenin motivasyona olan katkısından ve bunu sağlayan psikolojik mekanizmalardan bahsetmiştim. Takip etmeyle kol kola giden bir diğer itici güç de hedef koymaktır. Daha doğrusu, doğru hedef koymaktır.

İyi bir hedefin, iş dünyasında da bilindiği gibi, S.M.A.R.T. (İngl.: Akıllı, zeki) olması gerekir.

S: Specific – Açık

  • Hedefine ulaşınca tam olarak neye ulaşacağını anlamış olmak.

M: Measurable – Ölçülebilir

  • Metreyle, parayla, tartıyla, müşteri sayısıyla, puanla, zamanla, yani herhangi bir şekilde ölçebileceğin bir şey olması lazım. Bu çok çok çok önemli, çünkü ölçemezsen, hedefine ulaşıp ulaşamadığını anlayamazsın.

A: Achieveble – Ulaşılabilir

  • Daha hedefini kağıda yazarken, yok ya hayatta olmaz diyorsan, o zaman zorlamanın bir alemi yok, çünkü aslolan buna ulaşabileceğine inanmaktır. Fakat çok kolay bir hedef te seni heyecanlandırmaya yetmeyecğinden işse yaramaz. İşin püf noktası, hedefe ulaştığında seni heyecanlandıracak olması ama imkansızın da biraz altına kalması.

R: Realistic – Gerçekçi

  • Ulaşılabilir’e benzer, fakat daha çok işin nasılıyla ve kaynaklarla ilgilidir. Ama kişisel hedeflerde ulaşılabilir hedef aynı zamanda gerçekçi de olacaktır o yüzden bu madde üsttekiyle aynı. (Organizasyonlar için biraz farklıdır).

T: Time-bound – Süreli

  • Hedefe ne zaman ulaşacaksın

Örnekler

Kötü hedef: Zayıflamak istiyorum.

İyi hedef: 2 ay içinde 6 kilo verip bel çevremi 5 cm azaltıyorum.

Kötü hedef: Keşke borcum olmasaydı.

İyi hedef: Sene sonuna kredi kartı borcumu 1000 liranın altına getiriyorum.

Kötü hedef: Blogumu daha çok kişi okusun istiyorum.

İyi hedef: 6 ay içinde aylık ziyaretçi sayısı 10 binden 20 bine çıkıyor.

Kötü hedef: İngilizce öğrenmek istiyorum.

İyi hedef: Temmuz kadar intermediate seviyesinde ingilizce öğrenerek seviye tespit sınavlarından en az %80 alıyorum.

Püf noktaları

  • İyi hedef cümleleri şimdiki zamanda yazılır, “çıkacak” yada “çıkmak istiyorum” değil “çıkıyor” gibi.
  • Hedefine ulaştığında, bunun öncelikle içinde hisset, kendini tebrik et ve başarını kutla. Bak büyük şirketlere, hedeflerine ulaşınca nasıl da kutluyorlar, sen de aynısını yap.
  • Özellikle başlarda çok büyük hedefler ve çok uzun süreler belirleme. 2-3 haftalık, küçük adımlar belirle, ısın. Bu çok önemli. Büyük düşün ama küçük başla, hevesini kırma.

Bu arada; hani imkansızı iste, hayallerinin peşinde koş, büyük düşün diyorduk, nerden çıktı bu gerçekçi hedefler, ölçüm falan dersen; onların da sırası gelecek. Yani beyaz tavşanını bulmanın.

Motivasyon Kazanmak İçin 10 Teknik (No:1)

Bundan sonra 10 yazı boyunca, hedefine ulaşmanda yardımcı olacak püf noktalarından bahsedeceğim. Hepsi de denenmiş, kanıtlanmış, gerçekten işe yarar yöntemler. Üstelik uygulaması da zor değil ve denemesi bedava!

Seçim şansın olduğunda, zor olanı yapmak daha iyidir demiştim. Peki bunu yapmak için gerekli isteği, gücü yani motivasyonu nasıl kazanıp nasıl devam ettirebilirsin

Sayısal bir hedefe ulaşmaya çalışıyorsan, örneğin kilo vermek, sınavda başarını artırmak, gelirini artırmak, harcamalarını azaltmak gibi, gidişatını takip etmek otomatik olarak devam etme isteği getirir. Yani:

Nasıl gittiğini izlersen, iyi gidersin.

Takip etmenin bir kaç pratik faydası var, mesela zayıflamaya çalışırken çoğu zaman diyetler işe yaramıyor gibi gelir. Aslında yarıyordur ama hafızan seni yanıltır. Oysa geçen haftalardaki tartı sonuçları ve bel ölçülerine bakıp nereden geldiğini hatırlamak itici güç sağlar.

Diğer bir fayda da anlık kazançlarla ilgili; bu konuyla ilgili yapılan deneylerde, insanların kısa vadeli kazançlara fazlasıyla değer verdiği ve kazançları hep bir önceki durumla karşılaştırarak değerlendirdikleri ortaya çıkmış. İşte, sıkı bir takip, sana hem günlük kazancını gösterir hem de daha öncesiyle karşılaştırma şansı sunar.

Ama bunlar sadece su üstünde kalan kısım. Asıl güzel olan kısım şu: yukarıdaki sebeplerden dolayı küçük da olsa başarını görürsün ve bilinçaltın da bu gerçeğe inanır. Bir süre sonra psikolojik ödül mekanizmaların da devreye girer ve hedefine ulaşman için sana zor gelen o herneyse kolay ve hatta zevkli gelmeye başlar.

Birkaç tane de püf noktası:

  • Mümkün olan en basit şekilde takip et. Ufak bir not defteri (Ben D&R’dan güzel bir Moleskine aldım, tavsiye ederim) pekala işini görecektir. Bilgisayarı kullanmak istersen Excel gayet iyi iş görüyor. Belki sonraki yazılarda bir kaç örnek dosya verebilirim.
  • Mümkün ve mantıklı olan en sık aralıkta takip et, (en azından günlük)
  • Hep iyileşme olmayabilir, arada herkes başarısız olur, takibe devam