Bardağı Taşırmadan Yaşama Sanatı

Dün akşam eşimle beraber Behzat Ç’yi seyrediyorduk. Konu kabaca şöyledi: Bir çalışan artık patronun oğlunun kendini aşağılamasına dayanamaz ve bir akşam çocuk ona yine küfür edince elindeki kalemi oğlana saplayıp öldürür.

Her gün gazetelerde okuduğumuz 3. sayfa haberleri gibi “Arkadaşıyla tartışan M.Ç. Sinirlenip 5 yerinden bıçaklayarak öldürdü.”

Her ikisinde de aslında son sebep önemsizdir, belki yılların getirdiği bir husumet yada bir kavga, başka bir şey o intikam bardağını doldurmuş ve bir sebepten bu olay patlamıştır.

Hani hatırlarsanız ilköğretim tarih derslerinden, 1.Dünya Savaşı’nın başlatan sebep Sırp elçisinin Avusturya kralını öldürmesiydi. Ama aslında o bardağı taşıran son damla, bardak ise zaten dolu. O olmasa başka şey olacak, savaş yine patlayacak.

İnsanlara o son damlaya odaklanmak kolay gelir. “Aaa bak adam ona küfür etmiş, öbürü de bıçaklamış.” Ama aslında konu daha uzun süreli ve daha karmaşıktır. Gerçi çoğumuz bunu içten içe biliriz ama kestirip atmak, düşünmemek daha kolay gelir.

Başka şeyler de aynı bu şekilde gerçekleşir. Önce yavaşça bardak dolar ama kimse (hatta kendisi bile insanın) fark etmez. Sonra o son damla düşer ve fırtına kopar.

Sevgililer de böyle ayrılır. İnsanlar böyle kavgaya başlar. Çalışanlar böyle istifa eder. Öfkeyle kalkılır, zararla oturulur.

Bırakın herkes bardağı taşıran son damlaya bakadursun, gelin biz bardağın içine bakalım.

Bazı olaylar yada kişiler her gün yavaş yavaş bardağınızı doldurur. Sizi her gün mutsuz eden, üzen, yaralayan yada zarar veren şeyler haline gelir. Bunlar hakkında iki şey yapabilirsiniz.

1) Katlanıp, bir gün kendi kendine geçmesini bekler (ki genelde geçmez – kötüye zeval gelmez), bu sırada sizi mutsuz etmesine izin verir, sineye çeker ve günün birinde, beklemediğiniz bir anda yetti artık deyip patlarsınız. Belki kimseyi öldürmezsiniz ama bir toplantının ortasında, görünürde ufak bir şey yüzünden, yöneticinize bağırıp çağırırsınız. Ve bu patlamanın sonu hem sizin hem de muhtemelen size değer verenler için kötü olur.

2) Bir sonraki sefere hayır dersiniz, kabul etmiyorum. Bu yaptığından hoşlanmıyorum, tekrarlamanı istemiyorum. Yada karşıdakinin size yaklaşımına göre okkalı bir küfür savurabilirsiniz. İlk seferinde aşırı tepki alabilirsiniz ama olsun. Bunu birkaç sefer yaşayıp sorundan kurtulmanın verdiği mutluluk hiçbir şeye değişilmez.

Bunu yapmak genelde sandığınızda çok daha kolay olur. Fakat zor ve karmaşık durumlar da olacaktır. Bu gibi durumlarda da güvendiğiniz birilerinden destek almak, içinizi dökmekle başlayabilirsiniz işe.

Elinizden hiç ama hiç bir şey gelmiyorsa da uzaklaşmak, örneğin sizi üzen kişiyle görüşmemek, size mutsuzluk veren işten ayrılmak için plan yapmak da bir çözümdür.

Yeni yıla bardaklarınızı boşaltarak girmeniz dileğiyle :)

Neyle Uğraşırsan O Olursun

Foto: Gamzeli

Zamanı akıllıca kullanıp, doğru işi yapmak için, zamanın hep doğru olduğunu fark etmeliyiz.

Nelson Mandela

Bundan 15 sene önce günümü bilgisayar oynarak geçirip okulu uzatırken çok iyi bir bilgisayar oyuncusu olmuştum (hala biraz öyle sayılırım, öğrenilenler kolay unutulmuyor).  Senelerdir burada yazılar yazarak da her gün daha iyi bir yazar olduğumu hissediyorum. Yazmak benim için yemek yemek, yürümek kadar olağan bir etkinlik haline geldi.

İnsan neyle uğraşır, neye vakit harcarsa, ona dönüşüyor.

Her gün geçirdiğin zamanı kabaca 3′e bölebilirsin:

1. İstediklerini yaparak geçirdiğin zaman: Bilerek, isteyerek ve zevk alarak yaptıkların.

2. İstemediklerini yaparak harcadığın zaman: Yapmak zorunda oldukların için yaptıkların.

3. Beyhude geçen: 1. veya 2. leri yapmamak için yaptıkların. Mesela, TV karşısında saatlerce oturmak, facebookda gezinmek yada rapor yazmamak için gelen e-postaları okuyup cevaplamakla uğraşmak gibi.

İlk gruba giren zaman mutluluk ve hayattan alınan doyum ile doğru orantılıdır.

İkinci gruba giren zaman, sorumluluk alma isteğine ve planlama becerine bağlıdır. Üstlendiğin sorumluluk arttıkça, sana istemediğin işleri yaptıranların (yaptırabileceklerin) sayısı azalır.

Üçüncü grup ise, senin seçiminle, öz disiplininle ve kendine olan saygınla alakalıdır.

Kısa vadede 2.gruptaki işlere harcadığın zamanı değiştiremezsin. Örneğin para kazanmak için işe gider ve sabah 8 akşam 5 çalışırsın yada evde patlayan ampulü değiştirir veya temizlik yaparsın.

Fakat 3. lere harcadığın zamanı azaltarak, 1.lere daha çok vakit ayırmak tamamen senin elinde. TV’yi kapatmak veya Face’den çıkış yapmak kadar basit.

Hayatın istediğin gibi gitmiyorsa, dönüp son bir kaç günde neye ne kadar vakit harcadığına biraz yakından bak derim. Çözümü orada bir yerlerde bulabilirsin.

Yılbaşında 3 Dileğin Gerçekleşsin İster misin

Stuttgart Weihnachtsmarkt - Foto: Ben

Eğer 1 Ocak 2011′e dönebilseydin ve o günkü kendinden, 2011 yılı içerisinde 3 şey yapmasını isteseydin bunlar ne olurdu

Nasıl şeyler mi

Yapmış olmayı istediğin, zor da olsa uğraşıp yapabileceğin ama yapmadığın 3 şey.

Bunları hemen küçük bir kağıda yazabilir misin

1 …..

2 …..

3 …..

Aklına ne gelirse, örneğin her gün 5 TL biriktirmek, sigarayı bırakmak, her gün 15 dakika yürümek, İngilizce kursuna başlamak, Hindistan’da 2 hafta tatil yapmak…

Şimdi gözlerini kapatıp bu durumu hayal etmeni istiyorum.  Önünde bir kapı hayal et. Kapıyı açıyorsun ve 2011′deki kendinle karşılaşıyorsun ve ona bu küçük kağıdı verip, bunları yapacağına dair söz  alıyorsun. Kapıyı kapattığın anda o 3 şey, sanki yapılmış gibi olacak. Aynı Alaaddin’in lambasından 3 dilek diler gibi.

Bunları yapmış olsaydın hayatında neler değişirdi Daha da önemlisi, şimdi nasıl hissederdin

Ama Alaaddin’in lambası ve dilekler sadece masallarda olur. Değil mi

Sanırım anladın.

Eğer o üç şeyi bu sene yapmazsan, bir sene geçer ve yine bunları ister halde bulursun kendini. Yani bir nevi, 1 yıl sonrasında kendinle karşılaşmış durumdasın şu anda.

Şimdi kendine söz verir ve bu üç şeyi yapma hedefini koyarsan, işte o zaman 1 Ocak 2013′de kendi dileklerini gerçekleştirmiş olursun.

Şu kelimeleri söylemen yeterli “Bu üç dileğimi gerçekleştirmek için bir yıl boyunca çalışmaya söz veriyorum.”

O üç dileği gerçekleştirmek için tam tamına koca bir yılın var. Kolay gelsin ;)