Yazmak

Beyaz tavsan yazari olmak istedigimde, biraz Cagdas’la chatlesmistim. Aslinda daha onceler de de birkac eposta ile yazistigimizdan tam olarak yabanci sayilmayiz. Neyse, muhabbet (sorularim) bir sekilde yazmak uzerine gelisti. Ona gore yazmak denizdeki dalgalar gibi, bazen artan bazen de azalan bir istek. Bana gore ise, yazmak icin sadece ele bi yazi aleti almak yeter.

Yazmak icin ne zaman elimi klavyeye koysam, once bir boslukla karsilasiyorum. Daha sonra havada ucusan fikirler. Eger dusunmeye devsm edersem hic bir sey cikmiyor. Sadece yazmaya baslarsam fikirlerim sabitlesip, yaziya dokulmeye boyun egiyor. Ama cikanlar ne kadar anlamli oluyor, bilmiyorum. Benim icin evet ama okuyan icin

Bu yazi benim icin cok anlamliydi. Peki ya senin icin

En Küçük Adım İlkesiyle Hedeflere Ulaşmak (2)

Bir önceki yazıda, bir işin nasıl yapılacağını bilmeden de yapılabileceğini anlatmıştım.

Şimdi de dilerseniz, boyumuzdan büyük işleri nasıl yaparız ona bakalım.

En küçük adım prensibini bu durum için uyarlarsak:

Yapamacağın kadar büyük bir işin, şu anda yapabileceğin en küçük parçasına, en küçük adım denir.

Yine bir örnekle açıklarsak:

Ahmet’in oldukça geniş bir hayalgücü ve etkileyici hikayeler anlatma yeteneği vardır. Kitapları da çok sevdiği için, kendisi de bir kitap yazmak ister. Fakat kitap yazmak, yayınlamak, satmak, para bulmak vb.. çok gözünde büyüdüğü için bir türlü harekete geçemez. Yıllar geçer ama kitap yazmak hayalden öteye geçemez.

En küçük adım prensibine göre:

[box]Mevcut durum: Ahmet’in kitabı yok.

Hedef durum: Ahmet’in kitabı kitapçılarda satılıyor.[/box]

Hedef duruma ulaşmak için Mevcut durumla araya bir adım koyarsak:

[box]Mevcut: Ahmet’in Kitabı yok

Adım 1 : Kitap yaz

Hedef: Ahmet’in kitabı kitapçılarda satılıyor.[/box]

Artık Ahmet’in yapması gereken şey Adım1’e ulaşmak. Daha sonra ne yapacağını sonra düşünebilir. Yani kitabı nasıl basılır, nasıl satılır, cebinden kaç para çıkar, bunları düşünmesine gerek yok.

Ama Adım 1 hala büyük geliyor, sonuçta koskoca bir kitap yazmak da kolay iş değil. Demek ki hala en küçük adımı bulamadı. O yüzden bir adım daha ekliyor.

[box]Mevcut: Ahmet’in kitabı yok.

Adım 1: Kitabın kurgusunu yazıya dök.

Adım 2: Kitap yaz.

Hedef: Ahmet’in kitabı kitapçılarda satılıyor.[/box]

Şimdi elindeki işe bakınca Ahmet, yapması gereken ilk iş, kitabı için bir kurgu oluşturmak. Bu da gayet yapılabilir bir şey ve hemen işe girişiyor Ahmet. Kurgu hazırlanınca da, Kitap yazmakla araya bir küçük adım daha koyarak, adım adım yazarlığa doğru ilerleyecek.

Sizin de gözünüzde büyüyen ama en küçük adım prensibini kullanarak işe koyulabileceğiniz konular var mı

Paylaşmak veya görüş almak isterseniz aşağıdaki yorumları kullanabilirsiniz.

En Küçük Adım İlkesiyle Hedeflerine Nasıl Ulaşırsın

 

Hayatta istediğin herhangi bir şeyi gerçekleştirmek, temel olarak iki şey gerekir:

  1. Uygun bir hedef belirlemek
  2. Harekete geçmek

Eğer şimdiye kadar hayal kırıklığı yaşadıysan, sebebi büyük ihtimalle 1. maddede çuvallamış olmandır.

Ama insanların daha da fazla çuvallayıp, farkına bile varmadıkları konu ise 2. madde, yani harekete geçmek.

Bir hedef koydun, ama bir türlü kımıldayamıyor musun Hedefinin uygun olduğunu düşünürsek (1.madde), harekete geçmenin önünde iki engel olabilir:

Engel 1: Nasıl yapılacağını bilmiyorum.

Engel 2: O kadar işi nasıl yaparım

Ve ilginçtir ki ikisi için de çözüm aynı.

Yani en küçük adım prensibi.

İki örnekle açıklayayım

Ayşe’nin yaptığı pastalar dillere destan olmuştur. Bir çok arkadaşı da “Kızım şunları yapıp satsana, herkes sıraya girer valla” diyerek gaza getirmektedir. Ev hanımı olan Ayşe’nin aslında bu iş için zamanı da vardır, isteği de. Ama nasıl satılır, para nasıl alınır gibi konulardan hiç anlamadığı için (YANİ Nasıl yapılır bilmiyorum sendromu) bu güne kadar hiçbir girişimde bulunamamıştır.

Ayşe ticarete olan bilgisizliğini kafasında o kadar büyütür ki, yapabileceği hiç bir şey olmadığına inanıp, inancına uygun olarak hiç bir şey yapmaz.

En küçük adım prensibi demektedir ki: Yapmayı bilmediğiniz bir iş ile yapmayı bildiğiniz bir iş arasında, en az bir tane daha yapmayı bildiğiniz bir nokta bulunur.   İşte o bildiğiniz noktaya ulaşmak için şu anda yapabileceğiniz ilk eyleme, en küçük adım denir.

Yani Ayşe pasta ticareti nasıl yapılır bilmiyor. Ama diğer taraftan internette gezinmeyi biliyor. O zaman Google’a girip pasta nasıl satılır diyerek işe başlayabilir.

Yani Ayşe’nin durumunda:

Mevcut durum: Ayşe pastalarını satmıyor

Hedef durum: Ayşe pasta satıp para kazanıyor.

Hedef’e yönelik en küçük adım: Google’a geçip “pasta nasıl satılır” diye yazmak.

Ayşe bunu yapınca, hedefine şu andakinden 1 adım daha yaklaşmış olacak. Ve bu adımı attıktan sonra, tekrar yeni bir en küçük adım atabilir hale gelecek. Ve bu küçük adımlardan yeterince atınca, sonunda hedef duruma ulaşmış olacak.

Böyle anlatınca basit görünüyor değil mi

Basit de ondan :)

Diğer örnek sonraki yazıda.

Açsan ye, uykun varsa yat, meraklıysan oku.

Başlığına ekleme yapmaya gerek olmayan yazılardan birisi bu.

Açlığını geçirebilecek tek şey , yemek yemektir. Bunu ne kadar çabuk yaparsan o kadar iyi. Ne kadar çok savaşırsan açlık duygunla, o kadar güçlenir. Sonunda kaybeden hep sen olursun.

Yarınki sınava çalışmak için gece yarısı uykunla savaşta bulursan kendini, bil ki zaten savaşı kaybettin. Ya uyuya kalacaksın, ya da çalıştığın hiç bir şey kafana girmeyecek zaten.

Eğer birşey yapman için vücudun seni zorluyorsa, boşuna savaşma. Kendini dinlemek, kendinle savaşmaktan çok daha iyi sonuç verir.

En Sağlıklı Besin Piramidi

Amerikan Tarım Müdürlüğü’nün (USDA)’nin 1992 de yaptığı besin piramidi, en çok yenilmesi gereken yiyeceklerin arasına ekmek ve makarnayı yerleştirmişti. Aslında ABD’de ve onu örnek alanlarda neden obezite problemi olduğunun temel yanıtlarından birisi bile olabilir bu.

Neyse, sonuçta 2012 yılına geldiğimizde, beyaz ekmek piramidin en tepesine, yani en az yenilmesi gerekenlerin arasına kadar gerilemiş.

Bu diyet furyası içinde, hangi besinden ne kadar yemem gerek diyorsan sen de, aşağıda besin piramidinin Harvard Üniversite’si tarafından, yapılan son bilimsel araştırmalar ışında geliştirilmiş hali var. En alttaki besinlerden en çok, en üsttekilerden en az yemek, sağlıklı bir yaşamın olmazsa olmazı.

Afiyet olsun :)

 

 

Bu görselin kullanma izin veren Harvard Toplum Sağlığı Departmanına çok teşekkürler. Siz de aşağıdaki ibareyi kullanarak kullanabilirsiniz.

Copyright © 2011, Harvard University. For more information about The Healthy Eating Plate, please see The Nutrition Source, Department of Nutrition, Harvard School of Public Health, www.thenutritionsource.org, and Harvard Health Publications, health.harvard.edu.