Başarıya Dört Hafta

Kaç defa hayatında bir şeyleri kalıcı olarak değiştirmeye çalıştın ve gerçekten başarılı oldun Örneğin şekerin ne kadar zararlı olduğuna ikna oldun ve azaltmayı düşünüyorsun. Başlangıç olarak çayı şekersiz içmeye karar verdin, şevklisin. İlk çayını içtin, acı..ikinci çay..yine acı…tatsız. Bundan sonra hayatın boyunca tatsız ve acı çay içmeye değer mi Şimdilik kalsın, sonra tekrar denersin. Tanıdık geldi mi

Yeni bir şey alacağım zaman, eğer satıcı koşulsuz geri iade garantisi veriyorsa karar vermem çok daha kolay olur. Sonuçta alacağım şeyi beğensem de, önceden fark etmediğim bir sorun çıkabilir. Veya özellikle eşime hediye alıyorsam her zaman için burun kıvırma ihtimali vardır. Hani “Çok teşekkür ederim hayatım” derken gözler hafifçe kısılır, burun da hafifçe kıvrılır ya, ondan :)

Bu deneme süresi ve iade garantisi yaklaşımını sadece yeni aldığın şeyler için değil hayatına sokmak istediğin tüm yenilikler için uygulayabilirsin. Hatta böyle yaparsan çok daha faydalı olur. Neden dersen:

  • Ölçeği küçülttüğün için karar alıp başlamak daha kolay olacak.
  • Değiştirmek istediğin alışkanlığın hayatına yan etkilerini daha iyi göreceksin.
  • Süre bittiğinde eğer alışkanlığını kalıcı hale getirmek istersen, elde ettiğin dört haftalık başarı ilerisi için çok büyük destek olacak.
  • Eğer deneme süresinde beklediğin sonuçları alamazsan kaybın olmadan iade edebilirsin.

Kendi tecrübelerime göre, kazanmak istediğim yeni alışkanlık ne kadar mantıklı gelirse, başlangıcı yapmak için duyduğum arzu o kadar güçlü oluyor. Yeni bir şey denemek için içimde yeterli şevk hissetmiyorsam, kendimi tam olarak ikna etmemişim demektir. Eğer bu yeniliğin benim ve etrafımdakiler için iyi olacağını hissediyorsam ama emin değilsem o zaman kendimi ikna edene kadar konu hakkında bilgi toplarım. Mesela çay-şeker örneğine dönersek, şekerin sağlığa olumsuz etkileri hakkında yazılar okurum, şekersiz çay içen birkaç kişiye fikrini sorarım.

Başlamak için gerekli motivasyonu sağladıktan sonra asıl önemli noktaya geliyoruz: kırılma noktası. Genellikle gördüğüm, insanların bir işe kalkışıp 1-2 hafta sonra vazgeçtikleri. Sanki kafanın içinde küçük bir şey sürekli cesaretini kırıp seni vazgeçirmeye çalışıyor gibi olur, bırakman için bir sürü bahane üretir. İşin ilginci, içten içe bütün bunların gerçekte bahane olduğu bilsen de vazgeçip suçu o bahanelere atmak daha kolay gelir. İşte kırılma noktası tam burasıdır. İşe başladığın arzun sönmüş, alışkanlığı henüz kazanamadığın için de aklının ve vücudunun eskiye dönme çabası su yüzüne çıkmıştır.

Hani irade denilen bir şey vardır ya, onu kullanman gereken yegane yer burası. Kırılma noktası, bilinçaltının bilincine soru sorduğu son duraktır. Eğer başlangıçta kendini iyice ikna ettiysen, cesaretin yeterli seviyedeyse, o zaman kırılma noktasına geldiğini fark edecek ve sorunsuzca devam edeceksin. Bahaneleri gerçek olarak değil, kaçmak için uydurduğun aldatmacalar olarak göreceksin. Bu geçiş dönemi, yine kendi tecrübelerime göre, yaklaşık 1 hafta kadar sürüyor. Seçtiğin değişimin zorluğuna göre değişik ruh halleri ve bedensel tepkiler yaşayabilirsin. Eğer son noktaya kadar tükenirsen şunu düşün: toplam sadece dört hafta dayanman gerekiyor, daha sonra istediğini yapmakta serbestsin.

Son olarak, eğer denemeden bir şekilde saparsan bunu kendin değerlendir. Eğer ilk hafta içindeysen yeniden başlamanı öneririm. Son haftalardaysan bir seferlik görmezden gelebilirsin. Ama örneğin sigara gibi fiziksel bağımlılık yapan bir maddeye ara verdiysen, bir sefer bile deneme süresini bitirmeye yetebilir.

Gelelim benim bazı tecrübelerime,

Televizyon izlemeyi bıraktım
Son yıllarda, televizyon programlarının kalitesi malum. Gerçi şimdi geriye baktığımda eskiden de çok farklı değilmiş diyorum, her şekilde gereksiz :P . Televizyon konusunu başka bir makalede daha detaylı incelemeyi düşünüyorum ama 4 haftada başarı açısından bakarsak, sigarayı bırakmakla TV seyretmeyi bırakmak arasında çok da fark olmadığını söylemeliyim. Özellikle ilk başlarda kendimi bazen bilinçsiz olarak salona gidip uzaktan kumandayı elime almış buluyordum, tıpkı ne olduğunu anlamadan sigara paketinden bir sigara çıkarttığım gibi. Televizyon alışkanlığı 3 hafta anca dayanmıştı. Şimdilerde açık televizyon sesi beni rahatsız ediyor, o magazin programlarını, haber kisvesi altındaki reklamları ve reklam kisvesi altındaki beyin yıkama programlarını gördükçe ne kadar iyi bir şey yapmışım diyorum.

Yakınmayı bıraktım
Yakınmak ve eleştiri arasında ince bir fark vardır. Eleştiren kişi çözüm ister, yakınan kişi ise sadece acınmayı ve yalnız bırakılmayı istiyordur. Temel olarak “eğer yakınan bensem, o zaman sorun ben de değil yakındığım kişi/olay/durum dadır, ben sadece mağdurum” gibi bir kaçış mekanizması kurulur. Hiç yakınmayan bir insan olmanın herhangi bir getirisi olup olmayacağını bilmiyordum ama hakikaten denemesi bedava durumu vardı. Bu deneme bir yönden kolay bir yönden zor oldu. Kolaydı çünkü fiziksel madde bağımlılıklarındaki gibi yoksunluk belirtileri hissetmedim. Zordu çünkü fark ettim ki insan diğer insanlara yakınmayı ve kendini acındırmayı çok seviyor. Özellikle karşımdaki kişi trafikten olsun, işten olsun yakınmaya başlayınca onu desteklemeden kendimi tutmak gerçekten zor oldu. Ama sonuçta dört hafta geçti ve kendimi gerçekten çok farklı hissediyordum. İlk ve en çarpıcı sonuç, kendimi artık sorunların çözülmesini bekleyen birisi olarak değil, sorunları çözen birisi olarak görüyorum. İşin ilginci, insanlar da beni bu şekilde görmeye başladılar ve artık sorunlar benim için eskiye nazaran gerçekten çok daha kolay ve küçükler.

Vücut geliştirme
Çok yakın bir arkadaşım bir süredir vücut geliştirme salonuna gidiyordu ve her fırsatta beni de çağırırdı. Sonunda ben de bir denemeye karar verdim. Asıl zorluğu atlattığım 2 haftadan sonra egzersizler daha kolay gelmeye başladı, yavaş yavaş ağırlıkları da arttırmaya başladım. Dört hafta bittiğinde kendimde olumlu gelişme hissediyordum yine de devam konusunda kararsızdım, kendimi bu konuda tam ikna edememiştim. Dört hafta daha denemeye karar verdim. Neyse, sonuç olarak salona gitmekten vazgeçtim çünkü baktığımda, fiziksel olarak gerçekten faydası olduysa da çok fazla zaman gerekiyordu. Evde giyinip arabaya binip salona ulaşmak 30dk, ısınma ve çalışma 1,5-2 saat (ki vaktin bir kısmı aletlerin boşalmasını beklerken geçiyordu), eve dönüş ve duş bir 30dk. daha toplam 3 saat. Program yorucu olduğu için eve geldiğimde de ciddi bir iş yapamadan uykum geliyordu. Belki ileride evimin çok yakınında daha profesyonel bir salon açılırsa tekrar denerim.

Unutma, başlayacağın şey gerçekten de bir deneme. 4 haftalık süre zarfında bunu hiç aklından çıkartma. Bir şekilde kendini “Bu sadece bir deneme” diye kandırmaya çalışmıyorsun. Bu sürede hiçbir zaman yapacağın değişikliğin sürekli olacağını düşünme, çünkü gerçekten değil. Bu sadece zaman sınırı olan bir deneme, asıl kararını süre sonunda yine sen vereceksin.

Mutlaka aklının bir köşesinde değiştirmek istediğin bir şeyler vardır, bir tanesini seç ve ilk Pazartesi günü deneme süresini başlat. Hatta neyi başarmak istediğini ve tecrübelerini forumlarda herkesle paylaşırsan, tecrübelerinden herkes faydalanabilir.

Başarıya Dört Hafta” üzerine 6 düşünce

  1. “Yakınmak ve eleştiri arasında ince bir fark vardır” bu yazıda benim en ilgşmi çeken cümle…okadar az insan bu gerçeği biliyorki…

  2. Bu benim ilk yorumum ve söze başarılarınızın devamın dilemekle başlamak istiyorum. Paylaşmanın saçma sapan karşılık beklentisine girmeden fayda amaçlı akılla harmanlanınca nede güzel şeyler ortaya çıkarabileceğini somutlaştırıyorsunuz burda. Bence her yiğidin harcı değildir bu.
    Bu makaleden kendi hayatıma düşen paysa benimde erteleme gibi bir alışkanlığımın hayatımda çok fazla olması. Küçük küçük vazgeçilen alışkanlıklarla sorunun en büyük kaynağını çözebileceğimin bende farkındayım ama bir türlü harekete geçmeme mevzusu vardı işte..
    4 hafta deyince bazı şeyler daha hazmedilir gibi geliyor..bunu deneyeceğim İnşaalah..

  3. başlıyorum :) küçük şeyleri dert etmemeyi, kendimi biraz daha hayatın akışına bırakmayı ve dingin olmayı (çok soyut gözükse de tüm bunlar) 4 haftalık bu süreçte deneyeceğim…
    çevremdeki arkadaşlarımı da organize ettim, öncelikle bu konulara dair bende neyi hatalı gördüklerini, kişilik olarak neyimi sevip neyimi törpülersem onlarca daha iyi olacağını konuştuk… Herkesin benzer şeyler söylediğini farkedip sonuçları harmanlayınca bir yol çıktı zaten ortaya.. Olmak istemediğim kişiye yaklaştığım anlarda da beni uyarmalarını istedim, en azından durup etrafıma bakmamı sağlarlar diye :)
    bu sayfayı da yolladım hepsine, onların da başlamak istedikleri birşeyler vardır belki diye…
    sizden de bu konu ile ilgili bana verebileceğiniz tavsiyeleri duymak isterim
    çok çok teşekkürler :)
    bana şans dileyin ;) P

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>