Biraz Rahatsız Olmak İyidir

Palyaço balıkları; hayatları boyunca diğer canlılar için çok zehirli olan deniz şakayıklarının (anemon) içinde yaşar. Bir palyaço balığı ömrü boyunca içinde güvenle yaşadığı yuvasından ayrılmaz. Böylece, palyaço balıkları dünyada bulabilecekleri en rahat yerde doğar, yaşar ve ölür. Kayıp balık Nemo hariç
Trafik korkusu
Evim şehir dışında olduğu için, arabayla işe giderken şehir içi trafiğine girmeden çevre yollarından gidebiliyorum. Bu yüzden, uzunca bir süre şehir trafiğine girmek zorunda kalmadım. Şehre gitmek istediğim zamansa, arabayla metro durağına kadar gelip oradan metroya binip öyle gidiyordum. Kurduğum mantık şuydu: ” Şimdi ne gerek var trafiğe girip stres yaratmaya, kafam rahat olsun sakin sakin gezeyim.” Bir süre sonra şehir trafiği benim için gerçek bir korkuya dönüştü. Bazen arabayla gitmek istesem de, içimi kaplayan türlü endişelerden dolayı (park yeri bulabilir miyim, ya kaza yaparsam, yolları bilmiyorum ki) başaramadım.
Bu arada çok iyi bir arkadaşım şehir içinde oturuyordu; hatta tam da daracık caddelerin, dik yokuşların, çıkmaz sokakların olduğu bir yerde. O arkadaşım benim yan koltukta stres olduğum bir durumda, benimle konuşarak gayet sakin arabayı sürebiliyordu. Bir iki seferden sonra ben de cesaretimi topladım ve bir şehir içi turu yapmaya karar verdim. Çevre yolu bitip de normal trafiğe girince içimi kaplayan heyecanı şimdi bile hatırlıyorum. Müzik kapalı, ellerim sıkıca direksiyonda, sürekli sağ-sol aynaları kesiyorum. Sanki trafikte araba sürmüyorum da Formula 1′de yarışıyorum gibi bir heyecan kaplamıştı.
İlk denemden hemen sonra ikincisi ve üçüncüsü de geldi. Artık bir taksici kadar olmasa da şehir içi-dışı-ortası fark etmiyor.
Bir kedi gelişirken
Çocukluğumdan beri kedilere özel bir merakım var. Ortaokuldayken arada gizlice eve sokak kedisi falan getirir, sonra balkonda beslemeye çalışırdım. Annem ısrarla kedileri geri yollasa da, sonunda dayanamamış olacak ki bir arkadaşın yeni doğum yapan kedisinin bir yavrusunu almama izin verdi. Kediye küçük bir kilimin üzerinde yuva yaptım, küçücük bir uyku sepetiyle su-yemek-dışkı kaplarını kilimin üzerine koydum.

Yavru kedi ilk haftalarda kilimden dışarıya çıkmıyordu. Sonra bir gün bir patisini kilimden dışarı çıkartıp yere bastığını gördüm. İlk başlarda hemen ürküp geri çekiyordu, sonra bir gün odanın içinde rahatça dolaşmaya başladı. Ama bu sefer de kapı eşiğinden geçmeye ‘korkuyordu’. Eşiğe kadar gelip, kafasını hafifçe çıkartıp etrafı kolaçan ediyor, sonra hemen kafayı geri çekip odanın güvenli bir köşesine geri çekiliyordu.
Derken bir yılını doldurmadan evin içini dışını bilir hale geldi ve kendini balkondan (1. kat) bahçeye atmayı öğrenmesi uzun sürmedi
Bir bebek büyürken
Bire bir aynısı değil ama küçük kızım da yavru kedi gibi öğreniyor evi. Önce salondan çıkmıyordu, kapı eşiğine gelip orada kalırdı. Şimdilerde nerede boy göstereceği belli olmuyor
(Fotoğraf : Paul Mayne)
Rahatlık Bölgesi
Hepimizin, kendimizden emin olarak serbestçe gezebileceğimiz fiziksel ve zihinsel bölgelerimiz vardır. Anadolu’nun bir köyünde doğduğundan beri 1 km.den fazla evinden uzaklaşmamış, doğma büyüme aynı kasabada kalmış insanlar var. Diğer yanda uçağa atlayıp, diğer insanın ömür boyunca yaptığı yolu bir seferde yapan insan da var.
Gelişmek, kendimizi rahat hissettiğimiz alanları da büyütmek anlamına gelir. Küçük bir bebek veya yavru kedi ilelebet kendisini güvende hissettiği alanda kalırsa, hayatta ulaşabileceği kaynaklar, sevinçler, hüzünler ve tabii başarıları da onunla sınırlı kalır.
Bundan sonraki yazılarda bu konu içine biraz daha gireceğiz. Peki, bu konuda senin tecrübelerin nasıl? Paylaşmak istersen (ki paylaşmak da rahatlık bölgesinin dışına çıkmaktır aslında
) yorumlar kısmı seni bekliyor.

Diğer bir perspektiften bakarsak gelişme eksi yönde de olabilir. Benim gözlemim şu.
Üniversite mezunu bir gençtir.İdealisttir.İşe başlar.Amacı yaptığı işin hakkını vermektir.Bir süre sonra bakar ki aynı işi yapanlar illegal menfaat yapılanmalarının içindeler herkes kesesini doldurmaya bakıyor sistem dışındakilere enayi muamelesi yapılıyor angarya yükleniyor.Bir müddet dayanır kendi yaptıklarını sorgular daha bir müddet sonra ise acaba bir ben mi doğrucu Davutum demeye başlar daha bir müddet sonra ise o da çarka girmiştir.Her şey normal gelir.
Sonunda belki piyango ona vurur bomba elinde patlar ama iş işten geçmiştir.
Yukarıda yaşananlar da bir süreç ama negatif yönde işleyen.
Yazınız hem içerik hem de aktarım şekli olarak yine çok başarılı ve keyifle okudum.
Şartlar bazen Orpen gibi düşünmeme sebep olsa da daha çok pozitif gelişimi görmek ve yaşamak taraftarıyım.
Ben en çok palyanço balıklarına takıldım.
Bilmiyordum ve böyle bir konu işlerken kullanılabilecek iyi bir örnek.
Teşekkürler paylaşımınız için.
merhaba,
yakinda is rotasyonu dolayisiyla, turkiye’den cok uzak biz memlekete calismaya gidecegim. Tam da bu yuzden Cagdas Bey, bazen rahatsiz olmak iyidir. Yeni bir acilim, yeni ufuklar pesindeyim.
Bundan sonraki yazılarda bu konu içine biraz daha girmeniz dilegimle.
Ibrahim Aga
@Orpen: Söylediğin bazen doğru olmakla beraber konuyla ilgisini tam anladığımı sanmıyorum.
@Hülya: Rica ederim.
@İbrahim: İyi şanslar İbrahim Ağa
Konuyla ilgisi şu;
Mesafe kat etmek-yeni bir adım atmak yazında da belirttiğin gibi ilk önce tehlike arzeder gibi görünür bu tedirginlik oluşturur ancak adım adım yeni pozisyonlara uyum sağlanır.Bir müddet sonra yeni edinilen davranış-düşünce tarzları rutin halini alır ve öznede herhangi bir tedirginlik çekingenlik kalmaz.
Bu aşamalar yazıda verdiğin kedi-bebek-trafik örneklerinde pozitif yönde olabileceği gibi benim verdiğim örnekteki yeni işe başlayan gençteki gibi negatif yönde de olabilir.O da bir mesafe-değişim kaydetmiştir ancak bu değişim negatif yönde olmuştur.
Bu sadece ters bakış açısı.
Merhaba,
Gercekten guzel bir yazi olmus ve yazdiginiz fikirler gercekten kisisel gelisim icin cok onemli. Bir insanin gelisebilmesi icin kesinlikle ama kesinlikle sinirlarini test etmesi gerekir. Ancak o sekilde buyuyebilir. Bu yuzden de sizin de belirttiginiz gibi “biraz rahatsiz olmasi” gerekmektedir. Yani bir nevi “comfort zone”‘unun disina cikabilmelidir. Bana kalirsa insanlarin kisisel gelisimde en fazla zorlandiklari unsur bu. Insanlar degismek, gelismek istiyorlar ama bunun icin gerekli olan cabaya yani “rahatsizliga” katlanamiyorlar.
Gercekten bilgilendirici bir yazi olmus. Tebrikler
[...] once deginmistim fakat dun internette dolanirken, bu Beyaz Tavsan isimli blogda konu ile ilgili guzel bir yazi buldum ve konuyu tekrardan derinlemesine incelemeye karar [...]