Can Sıkıntısını Yenmek

Viktor Vasnetsov'dan Bazı önemli konular nasıl olmuş da bu kadar göz ardı edilmiş aklım almıyor. Can sıkıntısı bildim bileli bir çok insanın (ben de dahil olmak üzere) baş belası olmuştur. Hiçbir şeyden zevk alamamak, sıkılmak, monotonluk, boğucu düşünceler. İnsan hem zamanını heba eder, hem de mutsuz olur. Peki buna sunulan çözümler ne ? İlk aşamada önüne televizyon sunulur, artık yarışma mı olur, belgesel mi olur, çizgi film mi olur o sana kalmış. Eğer internetle aran iyiyse başlarsın o forum senin bu blog benim dolaşmaya (tanıdık gelmiş olabilir mi…), yazmak bile zor gelir, amaçsızca ilginç bir şeyler ararsın. Sonuçta ya sıyrılırsın o ruh halinden ya da yatıp uyursun.

Bu makaleyi yazmaya 15-20 dakika önce aniden karar verdim. Biraz komik gelebilir ama olay şöyle gelişti: İçi dopdolu ilişkiler serisi için 3. bölümü yazmayı düşünürken eski yazılara göz attım. Orada can sıkıntısı ile ilgili yazıp da daha sonra tekrar dönerim dediğim yeri okudum ve farkettim ki uzunca bir süredir canım hiç sıkılmıyor. Oldukça ilginç geldi ve üzerine düşününce aslında olayın çok da garip olmadığını gördüm.

Şimdi can sıkıntısını yenmek için beraberce adım adım ilerleyeceğiz.

Bu arada, işine yarayabilecek 7 şeyin de listesini yaptım, buraya tıklayıp hemen bir bakabilirsin.

Can Sıkıntısı Nedir ?

Öncelikle kavram karmaşası yaratmamak için, bahsettiğim can sıkıntısı (boredom:İng.) isteksizlik, bir şey yapmayı istememek, zevk almamak hali. Yoksa kötü bir olaya veya birisine canım sıkıldı şeklindeki kızgınlığa benzer duygu değil.

Can sıkıntısı öncelikle bir histir. Can sıkıntısını görmeyiz, işitmeyiz, sayamayız, çizemeyiz, sadece hissederiz ve anlatabiliriz. Aynı acıkma, susama, korku ve mutluluk gibi. İnsan acıktığında, bilinçdışı (veya tercihine göre altı/üstü) sistemimiz bilincimize sinyal gönderir “Enerji depoları boşalıyor, yiyecek bir şeyler bulup depoyu doldur”, veya susayınca ” Fazla su kaybettin, bünyeye zarar vermemek için takviye lazım”.

Eğer kendini bir araba olarak düşünürsen, arabayı süren şöför bilinç, geri kalan her şey de bilinçdışı olur. Bilinç ve bilinçdışı ise basit birkaç gösterge ile haberleşir. Benzin göstergesinin kırmızı yanmasını kötü bir olay olarak algılayabilirsin ama işin aslı, gerçek kötü olay ortaya çıkmadan (yolda kalmak) seni uyaran bir ışık olduğudur. Uyarı ışığının yanmasının sebebi, o zamana kadar depoyu doldurmamış olman ve kısa süre içinde doldurmazsan yolda kalacak olman gerçeğidir.

Uzun lafın kısası, can sıkıntısı kötü bir şey değildir. Bizi asıl kötü olaya karşı uyaran bir sistemdir sadece.

Neden Canımız Sıkılıyor ?

“Can sıkıntısı : Arzulamayı arzulamak.” Tolstoy – Anna Karenina

Nasıl ki benzin göstergesi kırmızı yanarken gidip lastikleri şişirirsem işe yaramaz, can sıkıntısını yenmenin başı da bu hissin bizi neye karşı uyardığını tam olarak anlamaktan geçer. Neden canım sıkılıyor, veya bu konu neden sıkıcı sorusuna mantıklı cevap veren kimseyi görmedim. Fakat kendi kendime neden canım sıkılmıyor diye sorduğumda dişe dokunur bir kaç cevap buldum. Canım sıkılmıyor çünkü:

  • Her akşam uğraşmak için yanıp tutuştuğum bir iş var (şu anda okumakta olduğun şey :) )
  • Bu uğraşımdan fayda sağlıyorum (bir çok şey öğrendim, ufkum genişledi, ücretsiz kitap okuma şansım doğdu,…)
  • Bu uğraşımdan başkaları da fayda sağlıyor (kaliteli ve süzülmüş içerik,insanlarla paylaşım, daha verimli uyumak,…)
  • Yetilerimi kullanabiliyorum (programcılık, meraklılık, yazma, tasarım-ki bundan tam emin değilim ;) )
  • Çalıştıkça etkisi de artıyor ve ileriye doğru devam ediyor, şimdiden belli olan bir sonu yok (site istatistiklerinde ziyaret sayısı her hafta bir önceki haftadan daha fazla oluyor)
  • Ulaşmak istediğim ve ölçtüğüm açık hedefler var. (belirli bir ziyaretçi oranı, haftalık yazı adedi, yorum miktarı)

Şimdi ise ilk soruyu daha kolay cevaplayabilirim, yani canım neden sıkılır ?

  • Uğraşmak için yanıp tutuştuğum bir iş yoksa,
  • Uğraşılarımdan ben ve başkaları fayda görmüyorsa,
  • Yeteneklerimi kullanamıyorsam,
  • Ne kadar uğraşsam da gelişme olmuyor veya gidebileceği yer şimdiden belli veya kısıtlıysa,
  • Ulaşacağım bir hedef yok veya muallaksa,

O zaman canım sıkılır.

Bu liste uzatılabilir, eklemeler yapılabilir, fakat en önemli noktalar değişmeyecektir. Can sıkıntısı nedir sorusuna verebileceğim en özet cevap : “Yeteneklerini kullanarak fayda sağlayan bir amaca yönelik çalışmıyorsam, bunu fark etmemi sağlayacak şey can sıkıntısıdır.” Sen de benzer kendi cevabını bulabilirsin.

Elveda Can Sıkıntısı

Araba örneğinden devam edersek, uyarı lambası yandığında bir kaç şey olabilir:

1) Eğer lambanın neyi ifade ettiğini bilmiyorsan, depo boşalana kadar gider, sonra araba durunca da her yerini kontrol edip şansın varsa benzinin bittiğini anlarsın veya geçenlerden yardım istersin. Bir şekilde yola tekrar koyulunca yine kısır döngüyü yaşarsın.

2) Lambanın ne işe yaradığını bilip de görmezden gelirsen, depo boşalınca elde bidon benzinliğe gider, depoyu biraz doldurur sonra tekrar yolda kalır ve kısır döngüden yine çıkamazsın.

3) Lambanın ne işe yaradığını biliyorsan, ilk benzinciye girer, paran yettiğince benzin alıp yola devam edersin.

Seçenekler bunlar, fakat aslında bir gizli seçenek daha var.

4) Eğer lambanın ne işe yaradığını biliyorsan, onun hemen yanındaki ibrenin de ne işe yaradığını öğrenebilirsin. Evet, benzin seviyesini gösteren ibre. Uyarı lambasını hiç görmeden kendini ayarlayıp, benzin azaldıkça uygun yerlerde (önüne ilk çıkanda değil) durup deponu doldurursun.

1) “Off ya niye canım sıkılıyor benim böyle !”  seviyesini bu yazıyı okuyarak geçmiş bulunuyorsun.

2) “Canım sıkılıyor, bakalım ne var TV’de” seviyesi ise görmezden gelmektir. Eninde sonunda araba duracak.

3) Ne yapman gerektiğini biliyorsun, veya zaten yapıyorsun ama bir süre uzak kaldın. Olsun, fark ettin, şimdi üzerine git.

4) Buradaysan bu yazıyı biraz tebessümle okuduğunu tahmin ediyorum.

5) …?

Kendimi değerlendirirsem, 3 ve 4 arasında gidip geliyorum. Şimdi geçmişe baktığımda keşke bu anlayışa o zaman sahip olsaymışım diyorum. Özellikle üniversitede ayları, haftaları, hatta yılları can sıkıntısıyla geçirdim. Canım sıkılıyordu, fakat o zaman etrafımdaki herkesin bir şekilde canı sıkılıyordu. Canım sıkılıyor dediğimde, “boşver geçer”den başka laf duymayınca insan olayı kanıksıyor. Yani bunu gayet normal, yaşamın bir parçası olarak algılıyordum. İnsanlar doğar, büyür, uyur, koşar, coşar, canları sıkılır, sever,üzülür… bunlar normal ve kaçınılmaz şeylerdir gibi geliyordu.

Ama değil.

Can sıkıntısı insan yaşamının bir parçası olması gereken normal bir his değil !

Parmaklarını şıklatarak yaşamını değiştiremezsin. Fakat her şey önce farkındalıkla başlar. Şimdi bu konuyu artık fark ettiğine göre harekete de geçebilirsin.

“Yeteneklerini kullanarak fayda sağlayan bir amaca yönelik çalışmak” süslü ve kışkırtıcı bir cümle, ama gerçekten yapman gereken bu. Yeteneklerini keşfetmek, senin için faydayı tanımlamak, amacını bulmak  ve çalışmak hep senin yapacağın şeyler. Matrix filminde Morpheus’un dediği gibi:

Ben aklını serbest bırakmaya çalışıyorum ama sana sadece kapıyı gösterebilirim. Kapıdan kendin geçmek zorundasın.

Subscribe

Subscribe to our e-mail newsletter to receive updates.

334 Responses to Can Sıkıntısını Yenmek

  1. erdihan 05/01/2009 saat 17:28 #

    yaziyi okuyamiyacak kadar sikkinim bunu yazan arkadasda hic sikilmamis yazmis bu yaziyi…sagolsun aama faydasi 0

  2. mimo 09/01/2009 saat 13:38 #

    boş boş ne yazdığını anlamaya çalıştım belliki sennde canın sıkılmış

  3. fatih 09/01/2009 saat 15:55 #

    selam. burdaki herkez gibi bnmde canım çok sıkılıyo. ama her gün deil. ŞUAN OKADAR CANIM SIKILIYOKİ DÜNYANIN HAKİMİYETİNİ BANA VERSELER SIKINTI GİTMİCEKMİŞ GİBİ. VE SANKİ ÇOK KÖTÜ Bİ HABER ALICAM ONDAAN CNM SIKILABİLİR DİYE DÜŞÜNÜORM.. offf bu yazıyı yazarkeN bile neden saçma sapan cümlelerle kendimi yorduğumu ve düşüncelerimi açıklasam bile hiçbişeyin fayda etmeyeceğini düşünüyorum. düşünüyorum…. düşünüyorum… sonuç yok ama bekliyorum.. KENDİNİZE İYİ BAKIN

  4. taner17 09/01/2009 saat 18:40 #

    ya arkadaşlar benım canım cok sılıo 17 yasımdayım bana goıre bı arkadas arıyorum varsa fethıyeden ben msn mı verım konusalım taneresen_77@hotmail.com

  5. Selimcan 09/01/2009 saat 22:10 #

    Herkesin canı sıkılıyor:) benim de sıkılyor bazen ama şu an değil. Hayatta amacı olmayan insannların canı sıkılır. Herkes düşünsün bir kere bu hayata ne için geldiğini. canı sıkılan kimdir ve ne zamandan beri hayattadır? Kendi kendine buraya gelmediğine göre, bu dünyaya ne için gönderilmiştir? İnanın fakir insanların canı sıkılmaz. çünkü onlar açtırlar ve ekmeği bulunca onlardan mutlusu yoktur. Burada canım sıkılıyor diyen şahısların hepsi hali vakti yerinde insanlar çünkü ihtiyaçları yok. İhtiyaçları olsa peşinde koşturmaktan boş vakit bulamazlar ve canları sıkılmaz. Aslında ihtiyacımız olan ruhumuzun istekleridir. Huzur bunlardan bir tanesi. Onu bulduğunuz zaman canınız sıkılmayacak. Demek ki bazı eksiklikler varmış. Bence ruhunuzun ihtiyaç duyduğu maneviyatı bulmaya çalışın. İnsan sadece bedenden ibaret değildir. Ruhunun da ihtiyaçları var. Bundan sonrasını siz araştırın :) ) Sayılar…

  6. mert 09/01/2009 saat 22:55 #

    benim de canım çok sıkılıyordu ama sizin yazıları okuyunca biraz geçti :) ayrıca selimcana katılıyorum biraz maneviyat a önem vermek lazım Allah herkese HUZUR versin

  7. izzet 11/01/2009 saat 21:44 #

    Arkadaşlar canı sıkılan insanın belli ki bi derdi var onu yıkacak bişi olmasa canı sıkılmaz bence insanın canının sıkılmasının 3 nedeni var 1=PARA SORUNU VARDIR 2==KIZ SORUNU 3==ÇEVRE yani arkadaş sorunu bunlar en başında geliyor daha çok sebepler varda aklımıza gelmez Benim can sıkıntım para a.q

  8. Kübra 11/01/2009 saat 23:42 #

    Arkadaşlara( mert,selimcan) katılıyorum.Diğer arkadaşların yorumlarına bakıyorum herkez hayattan bıktım, boş bunlar,ölücem, öldüm!:S gibi yorumlar.Şunu sölemem gerekirse nasılki miden aç açlıktan agrı yapıyor dayanmıyor doyuruyosun.Çünkü ihtiyac. Aynen bunun gibi ruhununda karnı aç sadece cesete bakarsan cesedinin altında kalır kendini öldürürsün(Maneviyattan).Sonra sana Dünyayı verseler doymazsın çünkü Ruhun AÇ ve hasta sadece Cesetten ibaret değiliz arkadaşlar oke sadece düşüneceğimiz daha çok neye sahip olurumda mutlu olurum! gibi saçma bi düşünce olamamalı.. Ozaman eline geçen herşeyi elde ettiğinde onlardanda sıkılıcaksın. Senin ihtiyacın seni sonsuza dek doyurucak sonsuzz Allah aşkı.( kendi adımada sölüyorum)Kendi küçük çerçevemden bakarsam maddiyata takılırım.Düşünelim atom var ve galaksi var.Enazından bunların arasında gidip gelirsem belki bi işim oldugunu bu bilmeceyi çözmem gerektiğini anlarım.saygılarımla

  9. meric 12/01/2009 saat 13:13 #

    Aslında hayat o kadar sıkıcı değil yani mutlaka zaman zaman hayatımızda yolunda gitmeyen şeyler olabiliyoo…ki sanırım bunlardan en önemlisi hayatta sevdiğimiz insanları kaybetmek veya ayrılık … Ama dün akşam şunu farkettim Ankara öğle saat 13:00 gözleri görmeyen bir adam dimdik ayakta durmaya çalışıyor ve hayata yenilmememk için mücadele ediyor aynı günün akşamı gencecik bir çocuk ayakları çıplak bir ekmek parası için dileniyoo aslında farkında olmadığımız o kadar güzel şeyler var ki…çünkü çok zengin olup da kanser olan insanları biliyorum onun için hayattaki en büyük mücadele bu hastalıktan kurtulmak onun önüne artık bir servet ve en mükemmel aşkı da verseniz sağlık diyeceğinden eminim peki gözümüzün önünde bu kadar örenek varken neden kendimize bu kadar haksızlık ediyoruz hayattan zevk alabilmek için önce başımıza bir şey gelip üzüldükten sonra mı hayatın güzelliklerini anlamamız gerekiyor belkide her şey mevsimlerin suçudur ama her kışın bir yazı her gececnin bir gündüzü vardır evet canım sıkıyor ama bir gün mutlaka geçecek canımın sıkılıyor olması demek umutlarımın da yok olması demek değil

    sevgiler

  10. meric 12/01/2009 saat 13:15 #

    yazmak isterseniz
    konuşmak isterseniz

    mail adresim

    merictunali@hotmail.com

Geri izleme/Pingback