Önemli Not: Bay Evet (Yes Man) filmine gitmeyi düşünenler lütfen yazıyı okumasın

Elmaslara değer biçmek için 4 kriter kullanılırmış; cut-color-clarity-carat yani kesim-renk-berraklık-karat (ağırlık). Bunlar istenilen seviyeye e kadar yakınsa, elmas da o kadar değerli olurmuş. Bunu anlatan kişi, piyasada satılan elmasların %90′unun da aslında değerli bile olmadıklarını söylemişti
Bir evvelki yazıda fırsatlardan bahsetmiş ve onları kaçırmamak için harekete geçmek gerekir demiştik. Ama aslında bundan da önce, önüne çıkan şeylerin gerçek bir elmas mı yoksa değersiz bir cam parçası mı olduğuna bir bakmak gerekir.

Yukarıdaki yazıya 3 gün önce başlamıştım. Bu arada, dün konusunu bilmeden Jim Carrey’nin Bay Evet (Yes Man) filmine gittik. Hayretle gördüm ki filmin ilk yarısı benim bir önce yazdığım yazı gibi bir şey. İkinci yarısı da bu yazıda yazacağım gibi bir şey. Bu tesadüf bana gayet ilginç geldi. Hmmmm..
Yazıya geri dönersek, (gerçi artık filmi de çekildiğine göre aslında yazma hevesim de biraz kaçtı)
Önüne çıkan her fırsat, senin için en iyisi olmayabilir. Özellikle kolay bir şekilde başarı, mutluluk, para ve benzeri vaatlere EVET! demeden önce ben bin kere düşünürüm. Mesela herkese 200 kontör diyen bir reklama inanmadan önce bir durup düşünmek gerekebilir
Hayatı daha çok evetle doldurmak gerekir geçekten de, ama hayırları da bilgece kullanmak bir erdemdir. Önüne çıkan fırsatları mutlaka kullan, ama sahte olmadıklarına emin olduktan sonra.


Ben filmi iki gün önce izledim. Ve gerçekten çok etkilendim.
Bir şeyi yapmadan önce uzun uzun düşünüp karar veren bir kişiyim, ama bu filim bir şeyleri değiştirebilir diye düşünüyorum.
başarı da zaten evet ve hayırları ahenkli bir şekilde kullanmak değil mi? Eklemek gerekirse maddeciliğin öne çıktığı günümüzde şüpheci ve sorgulayan bir yaklaşım uygulamak zaruret.
Yazı yazma hevesiniz hiç kaçmasın. Filmler görsel ziyafet olsalar bile iyi yazılmış bir yazının yerini asla tutamazlar. Biraz da izleyenlerinizi düşünün canım…
Filmi ben de izledim ve çok beğendim..Gerçekten filmdeki gibi koşulsuz şartsız herşeye evet deseydik nolurdu?Amiyane tabirle söyleyim gelen vururdu giden vururdu heralde
.Allahtan bir aklımız var ve bir karar vermeden önce 1000 kere ölçüp tartıp eski tecrübelerimize bakarız ve ona göre karar veririz.Bunun sonucu iyi veya kötü olur onu da önceden bilemeyiz.Yani filmdeki gibi ya otomatik pilota bağlayıp sonuçlarına katlanacaksın ya da dümenin başına sen geçeceksin…
@furkan: ben de başarılar diliyorum evetlerinde
@orpen : İçimizdeki her duygunun bir kullanım yeri var, sorgulamayı tamamen kenara atan birisi, kendinden yararlanmak isteyenlere karşı savunmasız kalacaktır dediğin gibi.
@sibel : Böyle destekleyici okurlarım olduktan sonra hevesim hiç bir zaman kaçmaz
Ben filmi izlemedim ama bazen durumlarin dis gorununusun insanlar icin aldatici olabilecegini dusunuyorum. Kimi zaman harekete gecmeden, onunuzdekilerin nasil bir firsat olup olmadigini bilemiyorsunuz. Bu yuzden bana kalirsa kararli olmak ve harekete gecmek, her zaman icin kararsizliktan iyidir.
Kişiler, kariyer yolunda ilerlerken, önlerine çıkan fırsatları değerlendirdiği takdirde işlerinde yükselir.
Ülkeler ve toplumlar ise belirli yol ayrımlarında
karşılarına çıkan tarihsel fırsatları değerlendirebildiğinde kalkınabilir.
Bu filmi izledikten sonra ne kadar az “evet” dediğimi fark ettim. İlginç olurdu gerçekten her şeyi kabul etmek. Hatta olmazdı, sapardı, karışırdı belli bir noktadan sonra. En iyisi dengeli olmak; Ne kadar olabilirsek artık…