<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>İsteklerini Açıkça Söyle yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://beyaztavsan.com/isteklerini-acikca-soyle/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://beyaztavsan.com/isteklerini-acikca-soyle/</link>
	<description>Özgelişim, kariyer ve yaşam yolculuğu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 18:05:56 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Songül</title>
		<link>http://beyaztavsan.com/isteklerini-acikca-soyle/comment-page-1/#comment-232</link>
		<dc:creator>Songül</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 21:40:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://beyaztavsan.com/?p=68#comment-232</guid>
		<description>merhaba ben siteyi yeni keşfedenlerdenim.Yazılarınızı yeni yeni okuyorum. bende kendine tam güvenemeyen insanlardanım yazılarınızdan çoğu bana uyuyor. İstediğimi açıkça söyleyemiyorum,  içimde sürekli söyle söyle diyen bir ses var. Ama genelde o sözü dinlemeyip sonra da niye böyle yaptım söylemedim diye pişman oluyorum. son pişmanlık fayda vermiyor ne yazıkki...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>merhaba ben siteyi yeni keşfedenlerdenim.Yazılarınızı yeni yeni okuyorum. bende kendine tam güvenemeyen insanlardanım yazılarınızdan çoğu bana uyuyor. İstediğimi açıkça söyleyemiyorum,  içimde sürekli söyle söyle diyen bir ses var. Ama genelde o sözü dinlemeyip sonra da niye böyle yaptım söylemedim diye pişman oluyorum. son pişmanlık fayda vermiyor ne yazıkki&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Cagdas</title>
		<link>http://beyaztavsan.com/isteklerini-acikca-soyle/comment-page-1/#comment-212</link>
		<dc:creator>Cagdas</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Jul 2008 20:41:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://beyaztavsan.com/?p=68#comment-212</guid>
		<description>Teşekkürler, kendisine ilettim :) 

Aslında hiç sinyal vermemek, yolda bir açık görüp de son anda sinyal vermekten çok da faklı değil bence. Yine aynı mantık var, ben sağı solu keseyim, sonra bir aralık bulunca birden bire geçerim diyorlar. Havaalanına giderken sürekli taksiye biniyorum, bütün taksiciler aynı. Bir el viteste, bir göz dikiz aynasını kesiyor sürekli. Göz sürekli sağ-sol şeritte boşluk arıyor, bulunca da hemen geçiyor. Sinyal vermek de aptallık veya acemilikle aynı kefede tabiki.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Teşekkürler, kendisine ilettim <img src='http://beyaztavsan.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  </p>
<p>Aslında hiç sinyal vermemek, yolda bir açık görüp de son anda sinyal vermekten çok da faklı değil bence. Yine aynı mantık var, ben sağı solu keseyim, sonra bir aralık bulunca birden bire geçerim diyorlar. Havaalanına giderken sürekli taksiye biniyorum, bütün taksiciler aynı. Bir el viteste, bir göz dikiz aynasını kesiyor sürekli. Göz sürekli sağ-sol şeritte boşluk arıyor, bulunca da hemen geçiyor. Sinyal vermek de aptallık veya acemilikle aynı kefede tabiki.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: hülya'da buluşalım</title>
		<link>http://beyaztavsan.com/isteklerini-acikca-soyle/comment-page-1/#comment-181</link>
		<dc:creator>hülya'da buluşalım</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2008 05:20:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://beyaztavsan.com/?p=68#comment-181</guid>
		<description>aman Tanrım o ne güzel bir bebektir...
Allah eşinize size ve bebeğinize uzun ömür ve sağlık versin..nasıl bir gülümsemektir öyle o :)
ayrıca ben bahsettiğiniz o sağına soluna bakıpda geçsem mi geçmesem mi diye düşünüp sinyal veren bir şofer (Kibariye nin annesinin deyimiyle !) henüz görmedim desem yeridir:)
siz hangi şehirde yaşıyorsunuz bilmiyorum ama İstanbul da önce şerit değiştirip sonra sinyal veriyorlar,tabi &quot;napıyosun sen yaaa&quot; diye tepki veriyorsanız &quot;verdik ya baksana &quot; demek içindir o sinyal:)
çok güzel bir yazı,paylaşım...
teşekkürler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>aman Tanrım o ne güzel bir bebektir&#8230;<br />
Allah eşinize size ve bebeğinize uzun ömür ve sağlık versin..nasıl bir gülümsemektir öyle o <img src='http://beyaztavsan.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
ayrıca ben bahsettiğiniz o sağına soluna bakıpda geçsem mi geçmesem mi diye düşünüp sinyal veren bir şofer (Kibariye nin annesinin deyimiyle !) henüz görmedim desem yeridir:)<br />
siz hangi şehirde yaşıyorsunuz bilmiyorum ama İstanbul da önce şerit değiştirip sonra sinyal veriyorlar,tabi &#8220;napıyosun sen yaaa&#8221; diye tepki veriyorsanız &#8220;verdik ya baksana &#8221; demek içindir o sinyal:)<br />
çok güzel bir yazı,paylaşım&#8230;<br />
teşekkürler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Cagdas</title>
		<link>http://beyaztavsan.com/isteklerini-acikca-soyle/comment-page-1/#comment-166</link>
		<dc:creator>Cagdas</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jun 2008 16:27:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://beyaztavsan.com/?p=68#comment-166</guid>
		<description>Merhaba Gürkan,

Eğer bir sorunun hakkında sürekli &#039;açıkça&#039; konuşuyorsan ve asıl aradığın çözüm değil sempati ise bunun adı benim sözlüğümde yakınmadır.

Bir isteğini açıkça söylemek ise daha farklı. Açıkça söyleyebilmen için öncelikle tamamen inanman gerekir. Daha sonra da cesaret gerekir. 

Eğer bebek aç olduğu için kızgınsa, yani &#039;neden acıkıyorum, çok kötü bir şey&#039; diye ağlıyorsa o zaman yakınıyor demektir. Bazı anne pış pışlar bazı anne sopalar. 

Bebek açken &#039;beni doyurun&#039; diye ağlıyorsa o zaman iki anne de besler. Fark böyle bir şey. Biri ilgi diğeri çözüm peşinde.

Diğer konuya gelirsek, bir kaç şey yazmışsın. Ben bunları şöyle algıladım
- Şu anda yaptığın şeyin (okumak) saçma olduğunu düşünüyorsun, faydasına İNANMIYORSUN.
- Bazı şeyleri yapmak (para kazanma, okul bitirme, farklı beklentiler) ZORUNDA olduğunu düşünüyorsun.
- Belli belirsiz bir isteğin var (üniv. okumak) ama bu bir HEDEF değil. Çünkü bunun olabileceğine inanmıyorsun, çoktan vazgeçmişsin (okumayı isterDİM)
- Harekete geçmek için İZİN bekliyorsun (devlet izin vermiyor)
- Ve bütün bunları sorgulayacak BİLİNÇ seviyesine erişmişsin. Bu sana acı verse de.

Bu saptamalar tam doğru olmayabilir, sadece yazdıklarından kapıldığım izlenimler bunlar.

Eğer burada durursan tam anlamıyla yakınmış olursun. Bu yorumun benim ve bu sitenin okurlarının sempatisini kazanma isteği olarak kalır.

Eğer senin durağın 27 yaşında saçma bir bölümü bitiremeyip sürekli yakınan birisi olmak değilse, hareket için hiç bir zaman geç değildir.

Sadece bir kaç tavsiyem var, öncelikle ne istemediğini, ne olamayacağını düşünmekten biraz vazgeç. Hiç bir şeyi yapmak zorunda değilsin, bu baskıyı üzerinde neden hissediyorsun bilemiyorum (aile, eş, dost, arkadaş, kendi egon?) fakat asıl AÇIKÇA söylemen gereken tam da yukarıya yazdıkların. Emin ol ilk başta biraz acıtır, biraz fazla tepki alırsın ama sonra geçer ve herkes kabullenir. 

Yazdıklarımı kişisel algılama, hayatını bir şekilde seninki gibi yaşayan yüzbinlerce insan var bu ülkede ve çoğu durumun farkında bile değil. 

Hayatta mutlu olmanın, isteklerine ulaşmanın 1 numaralı ön koşulu şudur: Yaptığın ve olduğun her şeyin sorumluluğu tamamen sana aittir. Devlete değil, topluma değil, babana bile değil. Sadece sana...

Bu yorum gerçekten çok fazla uzayabilir ve bunu yapmak istemiyorum. Yine de bunları düşün, hayallerini, gerçek isteklerini düşün. Kendine inan yazıları tekrar ve yavaşça bir daha oku. Eğer konuşmaya devam etmek istersen buraya veya e-mail adresime yazabilirsin

 Her şeyin başı bilinçtir; ne durumda olursan ol, durumu fark ettikten sonra istediğin gibi şekillendirebilirsin. Sen bu zor olan ilk kısmını başarmışsın, şimdi de gerisini getir.

Bu arada, 10 yıl sonra CNN&#039;e başarıların hakkında röportaj verirken benim de reklamımı yaparsan sevinirim ;)

Sağlıcakla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba Gürkan,</p>
<p>Eğer bir sorunun hakkında sürekli &#8216;açıkça&#8217; konuşuyorsan ve asıl aradığın çözüm değil sempati ise bunun adı benim sözlüğümde yakınmadır.</p>
<p>Bir isteğini açıkça söylemek ise daha farklı. Açıkça söyleyebilmen için öncelikle tamamen inanman gerekir. Daha sonra da cesaret gerekir. </p>
<p>Eğer bebek aç olduğu için kızgınsa, yani &#8216;neden acıkıyorum, çok kötü bir şey&#8217; diye ağlıyorsa o zaman yakınıyor demektir. Bazı anne pış pışlar bazı anne sopalar. </p>
<p>Bebek açken &#8216;beni doyurun&#8217; diye ağlıyorsa o zaman iki anne de besler. Fark böyle bir şey. Biri ilgi diğeri çözüm peşinde.</p>
<p>Diğer konuya gelirsek, bir kaç şey yazmışsın. Ben bunları şöyle algıladım<br />
- Şu anda yaptığın şeyin (okumak) saçma olduğunu düşünüyorsun, faydasına İNANMIYORSUN.<br />
- Bazı şeyleri yapmak (para kazanma, okul bitirme, farklı beklentiler) ZORUNDA olduğunu düşünüyorsun.<br />
- Belli belirsiz bir isteğin var (üniv. okumak) ama bu bir HEDEF değil. Çünkü bunun olabileceğine inanmıyorsun, çoktan vazgeçmişsin (okumayı isterDİM)<br />
- Harekete geçmek için İZİN bekliyorsun (devlet izin vermiyor)<br />
- Ve bütün bunları sorgulayacak BİLİNÇ seviyesine erişmişsin. Bu sana acı verse de.</p>
<p>Bu saptamalar tam doğru olmayabilir, sadece yazdıklarından kapıldığım izlenimler bunlar.</p>
<p>Eğer burada durursan tam anlamıyla yakınmış olursun. Bu yorumun benim ve bu sitenin okurlarının sempatisini kazanma isteği olarak kalır.</p>
<p>Eğer senin durağın 27 yaşında saçma bir bölümü bitiremeyip sürekli yakınan birisi olmak değilse, hareket için hiç bir zaman geç değildir.</p>
<p>Sadece bir kaç tavsiyem var, öncelikle ne istemediğini, ne olamayacağını düşünmekten biraz vazgeç. Hiç bir şeyi yapmak zorunda değilsin, bu baskıyı üzerinde neden hissediyorsun bilemiyorum (aile, eş, dost, arkadaş, kendi egon?) fakat asıl AÇIKÇA söylemen gereken tam da yukarıya yazdıkların. Emin ol ilk başta biraz acıtır, biraz fazla tepki alırsın ama sonra geçer ve herkes kabullenir. </p>
<p>Yazdıklarımı kişisel algılama, hayatını bir şekilde seninki gibi yaşayan yüzbinlerce insan var bu ülkede ve çoğu durumun farkında bile değil. </p>
<p>Hayatta mutlu olmanın, isteklerine ulaşmanın 1 numaralı ön koşulu şudur: Yaptığın ve olduğun her şeyin sorumluluğu tamamen sana aittir. Devlete değil, topluma değil, babana bile değil. Sadece sana&#8230;</p>
<p>Bu yorum gerçekten çok fazla uzayabilir ve bunu yapmak istemiyorum. Yine de bunları düşün, hayallerini, gerçek isteklerini düşün. Kendine inan yazıları tekrar ve yavaşça bir daha oku. Eğer konuşmaya devam etmek istersen buraya veya e-mail adresime yazabilirsin</p>
<p> Her şeyin başı bilinçtir; ne durumda olursan ol, durumu fark ettikten sonra istediğin gibi şekillendirebilirsin. Sen bu zor olan ilk kısmını başarmışsın, şimdi de gerisini getir.</p>
<p>Bu arada, 10 yıl sonra CNN&#8217;e başarıların hakkında röportaj verirken benim de reklamımı yaparsan sevinirim <img src='http://beyaztavsan.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Sağlıcakla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Gürhan Sanıgök</title>
		<link>http://beyaztavsan.com/isteklerini-acikca-soyle/comment-page-1/#comment-164</link>
		<dc:creator>Gürhan Sanıgök</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jun 2008 06:35:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://beyaztavsan.com/?p=68#comment-164</guid>
		<description>Merhaba. İsteklerimizi açıkça söylememiz için çocuğun üzerinden bir bağlantı ile bir yazı oluşturmuşsun. Yazını beğendim fakat aklıma takılan bir iki şey oldu.  Daha önce okuduğum yazılarında &quot;Yakınmak&quot;tan bahsetmiştin ve yakınmanın bırakılması gerektiğini söylemiştin. İnsan doğasında var olabilir mi u yakınma? Yani bebeklerin annelerinden ya da babalarından bir şey istemek için ağlamaları büyüyünce de dışarıdan birilerinden destek görmek için yakınmaları ile denk olabilir mi? Elbette ağlamak ile yakınmak arasında TDK&#039;na göre farklılıklar vardır ama sanki yakınmak içgüdüsel bir özelliğimiz gibi geliyor ve temeli de ağlamak.  Toplumsal bir varlık olmamız, toplumdan hep desteğe ihtiyaç duyacağımız anlamına gelmiyor mu? Tabi toplumu inkar eden ve kendi aralarında bir toplum oluşturan gruplar da var( sürüden değilim diyenlerin sürüsü ). 
Söylemekten çekindiğim ve isteyemediğim çok şey var. Saçma sapan bir bölümde okumama ve halen bitirememe, 27 yaşında olmama, para kazanma mecburiyetimin olmasına, herkesin benden farklı beklentiler içerisinde olmasına rağmen üniversitede istediğim bir bölümde okumayı isterdim. Fakat buna eğitim sistemimiz (meslek lisesi kanunu) izin vermiyor. Ne kadar ağlasam da devlet baba bana süt veremiyor. Şimdi yakındım mı, yoksa isteğimi dile mi getirdim ?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba. İsteklerimizi açıkça söylememiz için çocuğun üzerinden bir bağlantı ile bir yazı oluşturmuşsun. Yazını beğendim fakat aklıma takılan bir iki şey oldu.  Daha önce okuduğum yazılarında &#8220;Yakınmak&#8221;tan bahsetmiştin ve yakınmanın bırakılması gerektiğini söylemiştin. İnsan doğasında var olabilir mi u yakınma? Yani bebeklerin annelerinden ya da babalarından bir şey istemek için ağlamaları büyüyünce de dışarıdan birilerinden destek görmek için yakınmaları ile denk olabilir mi? Elbette ağlamak ile yakınmak arasında TDK&#8217;na göre farklılıklar vardır ama sanki yakınmak içgüdüsel bir özelliğimiz gibi geliyor ve temeli de ağlamak.  Toplumsal bir varlık olmamız, toplumdan hep desteğe ihtiyaç duyacağımız anlamına gelmiyor mu? Tabi toplumu inkar eden ve kendi aralarında bir toplum oluşturan gruplar da var( sürüden değilim diyenlerin sürüsü ).<br />
Söylemekten çekindiğim ve isteyemediğim çok şey var. Saçma sapan bir bölümde okumama ve halen bitirememe, 27 yaşında olmama, para kazanma mecburiyetimin olmasına, herkesin benden farklı beklentiler içerisinde olmasına rağmen üniversitede istediğim bir bölümde okumayı isterdim. Fakat buna eğitim sistemimiz (meslek lisesi kanunu) izin vermiyor. Ne kadar ağlasam da devlet baba bana süt veremiyor. Şimdi yakındım mı, yoksa isteğimi dile mi getirdim ?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

