Şimdi,
ilginç bir kelime; hem geçmiş (Otobüs şimdi gitti, kaçırdın.), hem şu an (Şimdi söyle ne söyleyeceksen!), hem de gelecek (Bizimkiler şimdi gelir.) anlamında kullanılabiliyor. Bu geçmiş veya gelecek çok uzakta değil tabi, belki 3-5 saniye, belki 3-5 dakika bilemedin 1-2 saat.
Mutluluk, zenginlik, rahatlık, sağlık, başarı ve diğer bir çok insani arzularımız hakkında konuşurken ise en az kullandığımız kelimelerden birisi de yine şimdi.
Daha çok ‘hele bir’ (gelecekte bir zaman) ve ‘keşke’ lerle (geçmişte bir zaman) tarif ederiz bu arzularımızı. Keşke sigarayı bıraksaymışım, hele bir zengin olayım…
Şimdi zenginim, şimdi rahatım, şimdi sağlıklıyım, şimdi mutluyum, şimdi başarılıyım demek biraz daha abes geliyor kulağa.
Önce ve Sonra
Hayatımıza önce ve sonraların şekil vermesine çok alıştık, öyle alıştık ki belki de başka türlü nasıl olabileceği konusunda düşünmüyoruz bile. İnsan bebekken sadece şimdide yaşıyor. Açsan ağla, yorgunsan uyu, dün ne yaptıysan unut, yarın ne yapacağın ise zaten muamma. Daha sonra çocukluğa geçişte hem şimdi hem de geçmişi düşünüyoruz. Anılarımız benliğimizi şekillendiriyor, geçmişten dersler çıkartıyoruz. Fakat gelecek hala yok, en fazla hafta sonu sinemaya gidelim yada maç yapalım gibi planlar var.
Ve yetişkinlikte, gelecek kavramı gelişmeye başlıyor. Okul bitince ne olacak, şu işte biraz dişimi sıkayım da 2-3 seneye görürüz, 30 sene sonra emekli olunca ne yapacağım demeye başlıyoruz.
Yaş ilerledikçe, benliğimizi geçmişe ve geleceğe doğru giderek uzatmaya başlıyoruz. Bilmemkaç yıl önce bilmemkime dediğin (veya demediğin) bir laf gece uykularını kaçırırken, bilmem kaç yıl sonra para biriktirip alacağın ev rüyalarını süslüyor. Benliğin de bu geçmiş ve gelecek arasında uzarken aynı lastik gibi inceliyor ve şimdiye kalan kısım da azaldıkça azalıyor.
Bu yüzden Pazartesi günü başlanacak diyetlere hiç bir zaman başlamıyorsun, çünkü Pazartesi geldiğinde o günde olmuyorsun. Ya geçen Cumartesi yada haftaya Pazartesiyi yaşamaya çalışarak, o gün gelince ne olabileceğini yada ne yapman gerektiğini, ya da keşke ne yapmış olsaydını düşünüyorsun.
Şimdiye ayıracak zamanımız yok. Kahvaltı ederken akşam ne yesek diye düşünüyoruz, ağzımıza attığımız peynir ve domatesin lezzetini alamadan bir bakmışız masayı topluyoruz. Araba alırken ikinci eli kaça gider diye hesaplıyoruz. Şimdi çok çalışayım, sonra rahat ederim diyoruz ve o sonra bir türlü gelmeyince de giderek daha mutsuz oluyoruz.
Kendini yaşamak için öncelikle YAŞAMAN gerekli. Ve yaşayabileceğin sadece tek bir gerçeklik var, o da şimdi. Geçmişteki hatalardan ders çıkarmak veya başarıları tekrarlamak tabiki ki gerekli yoksa ilerleme ve gelişme olmazdı. Geleceğe dönük plan yapmak ve hedefler koymak da yine aynı sebeple gerekli.
Fakat hayatı bu eski anılara ve ileriki planlara indirgeyip, bu günü sadece yarına ulaşmak için geçirmen gereken bir süre hatta bir engel olarak görmek; değerli hayatını boşa harcamaktan başka bir şey değildir.
Gelecekle ilgili hedefin ne olursa olsun, geleceği bilemezsin. O yüzden ne yapacaksan şimdi yap, ne hissedeceksen şimdi hisset, ne isteyeceksen şimdi iste. Çünkü yarın geldiğinde ve sen onu yaşarken, senin için o gün yine şimdi olacak.


yazıya bayıldım, ne kadarda doğru yazmı$sınız, ne güzel tercüman olmu$sunuz bazı $eylere..
Çok güzel, “cuk” diye oturdu aklımdan geçenlere. Teşekkürler.
Anı yaşa tadını çıkar…
şimdi bu yazıyı okumaya başlarken bile aklımdan geçen yazınızda kendime katacaklarımın gelecek için bana faydalı olacağıydı… garip :X
belki de faydalı oldu..
olmamış ki hala belki de diyorum..
Gerçekten çok harika bi yazı..(:
bugün dünün yarını yarının dünüdür zaten..(:
Anı yaşa..(:
@Elif, Buket, Eda: Sevindim, çok teşekkürler.
@Nuray: Bana gayet faydalı olmuş gibi geldi. Tabi ki yeni bir fikre hemen ısınmak yada hemen hayatının bir parçası haline getirmek değil amaç. Her şey fark etmekle başlar
Önemli olan fark etmek, sorgulamak ce sonra değişmek.
@Hasan: Kısa ve öz olmuş yorum
Bir de iyi tarafından bak, en azından artık o kız kafanı meşgul etmeyecek, yeni maceralara yelken açabilirsin
Elini sallasan ellisi be Önder
Not: Okurla bütünleşmenin artık son raddesini de böylece beraberce görmüş olduk.
şimdi, bıraz sonra gecmıs olacak orası ayrı..Ama sımdı’nın ne zaman gelecek oldugunu bılememek umudumuzu kırmak yerıne,bekleyıp gormenın heyecanını yaratmalı ıcımızde.. Zaman ”sımdı” yı ”gelecek” yapma zamanı belkıde…
Yuregıne saglık derler ya hııc bır zaman anlamamısımdır,belkıde sımdı anlamıs olabılır yuregıne saglık ..