Kısa kısa farklı farklı

Bu sefer tam bir yazı yayınlamak yerine, kısa kısa birkaç farklı konudan bahsetmek istedim:

Şok şok şok :)

  • Çok iyi bir  çocuk gelişimi kitabı
  • Yorumlar kapandı ziyaretler arttı
  • Tüm zamanların en çok okunan yazısı
  • Haber seyretmek

Çok iyi bir  çocuk gelişimi kitabı

Eşim okulöncesi eğitimcisi. Kendini geliştirme isteği ve merakından dolayı da birçok çocuk gelişim kitabı okudu, evdeki kitaplık da dolmaya devam ediyor. Aldığı kitapların bazılarını ben de okuyorum. Geçenlerde aldığımız kitaplardan birisi beni özellikle etkiledi, hatta şimdiye kadar okuduğum en iyi çocuk gelişim kitabı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Eşim de yalın, basit ve akıcı dili sebebiyle özellikle ailelere tavsiye ettiğini söyledi.

Remzi Kitabevi’nden çıkan kitabın adı Çocuk Eğitimi El Kitabı, yazarı Prof. Dr. Haluk Yavuzer. Beni en çok etkileyen kısmı, Yavuzer’in seçtiği renkli anlatım şekli. Hemen her konuyla ilgili bir çok karikatür/illüstrasyon kullanmış ve gerçek hayattan birçok örnek vermiş.

Kitabın bir ilginç özelliği de, yazarın çocuklarla olan iletişimde kullanılmasını tavsiye ettiği yöntemlerin bir çoğunun aslında günlük yaşamda yetişkinler arasında da işe yarar yöntemler olması. (Hayır, Haluk Yavuzerle bir akrabalığım falan yok ;) )

Yorumlar kapandı ziyaretler arttı

Takip edenler bilir, kısa süre önce BeyazTavsan yorumlara kapanmıştı. İlginç olan ise, o günden sonra ziyaret sayısı 3 gün arka arkaya rekor kırdı ve şimdi de eski duruma göre %20 civarı bir sabit artış oldu. Fakat bunun sebebi yorumların açılması veya kapanması değil. Sebebi; BeyazTavsan.com’da şimdiye kadar okunan en çok yazının biraz daha fazla okunması.

Tüm zamanların en çok okunan yazısı

Etkili Sunumlar yazısını yazmak çok kolay olmuştu, çünkü sunum için çok değişik yerlerde bir çok tecrübem oldu ve üzerine bir çok da eğitime katıldım. Yine de bu yazı benim kişisel favorilerimden değildi, çok da fazla önemsenen bir konu değildir diye düşünüyordum. Fakat görünen o ki, insanlar benimle aynı şekilde düşünmüyor ;)

Aslında çok da şaşırmamak lazım. ‘Etkili sunum’ diye googlelayıp çıkan eğitim dosyalarına bir göz atınca pek de iç açıcı şeyler çıkmıyor. Yani ne bileyim, etkili sunum diye iddialı bir başlığın altında 40 sayfalık kötü hazırlanmış powerpoint sunumu görünce insanın hevesi kaçıyor.

Bunun üzerine etkili sunumlar üzerine kapsamlı bir yazı dizisi hazırlamaya karar verdim. Şimdiye kadar elime geçen bütün malzemeleri, kendi tecrübelerimle de birleştirip, etkili sunumun akıl haritasını çıkartmayı planlıyorum. Aslında bu işi biraz da kendim için yapıyorum, sonuçta haftada en az 3-4 sunum izlemek zorunda kalıyorum ve karşıma kötü hazırlanmış sıkıcı sunumlar geldiğinde artık nefesim daralıyor, uykum geliyor. Dayanamayıp esnemeye başlıyorum, soran olursa da akşam çocuk uyutmadı diyorum :( Ne kadar çok insan iyi sunum hazırlamaya başlarsa; ben de o kadar az esneyip, o kadar az yalan uydurmak zorunda kalacağım ;)

Haber seyretmek

Daha önce de yazmıştım, televizyon seyretmiyorum. Aynı şekilde pek gazete de okumuyorum, arada bir aylık dergi alıp, bir kaç internet sitesini (ki çoğu blog) takip ediyorum. Son bir haftadır bir değişiklik yapıp televizyonda birkaç dizi ve bol bol haber seyrettim. Sonuç: hüsran. Hem kafam bir sürü saçma şeyle doldu, hem de sıfıra sıfır elde var sıfır. Fakat daha önce fark etmediğim bir şeyi fark ettim: dünya aslında yavaş gidiyor. Beylik bir laf vardır; dünyanın hızına yetişmek mümkün değil falan denir. Bunu da içi kof, üstü yaldızlı boş laflar kategorisine alıyorum.

Dünya gerçekten de çok hızlı gitmiyor, fakat bu haberlerde öyle bir yansıtılıyor ki sanırsın bir gün olaylara gözünü yumsan dünya tepetaklak olacak. Oysa ki bütün büyük ve önemli görünen olaylar, aslında çok yavaşça gelişip sonunda haber olacak kadar ilgi çekici hale gelince insanlara pompalanan şeylerden oluşuyor.

Televizyon konusunda bir hafta bana yetti. Öyle ki, sıkıcı sunum seyretmeyi bile televizyon seyretmeye tercih ederim. Beynimi geri alıyorum, sana da aynısını tavsiye ediyorum.

, ,

Henüz yorum yok.

Bir Cevap Yazın