Küçük Başla – Büyük Düşün

Sadece 50 TL harcayıp, milyar dolar cirolu bir iş kurup, hem halkın sevgilisi olup hem de Nobel ödülü kazanmak mümkün mü? O zaman yazıyı okuyun
1970′lerin sonunda, bağımsızlığa daha yeni kavuşmuş bir Asya ülkesi. Sefaleti her yerinden belli olan bir kadın, satmak üzere yaptığı bambu taburelerden birisini daha yeni bitirmişti ki yanına iyi giyimli, Muhammed adında kavruk tenli birisi yaklaştı.
Adam kadına, bu zor ve zahmetli işe karşılık neden sefalet içinde yaşadığını sorunca aldığı cevap ülkenin en büyük çarpıklıklarından birisini gözler önüne seriyordu: Tabureyi yapmak için ihtiyacı olan parayı bir tefeciden borç alıyor, borcunu da tabureyi tefeciye, tefecinin belirlediği fiyattan satarak kapatıyordu. Yani teknik olarak tefecinin kölesi olarak çalışıyordu.
Bir haftalık bir araştırmadan sonra, Muhammet bu kasabada kadınla aynı durumda 42 kişi daha buldu. Hepsinin bu tefeciye olan borçlarının toplamı 27$ olduğunu öğrendi. Gelişmiş bir ülke için çok da önemli olmayan bu para, o devirde Bangladeş’li bir köylü için tüm malvarlığını ifade ediyordu.
Muhammet Yunus, cebinden verdiği 27$’la 42 aileyi birden tefecinin elinden kurtarırken, 2006 yılında Nobel ödülü alacak olan Grameen Bank‘ın da temellerini atmış oldu. “Fakirler her zaman öder” ilkesiyle yola çıkan ve mikrokredi kavramı ile tüm bankacılık varsayımlarını ters çeviren Muhammet Yunus’un kurduğu banka bugün 12.000 çalışanıyla tüm dünyada genişlemeye devam ediyor…ve fakir insanlara daha iyi bir yaşamın kapılarını açıyor.
Kısadan Hisse
Muhammet Yunus, İsveç’te bir üniversiteye konuşmacı olarak davet edilmiş. Gelen sorulardan bir tanesi şöyleymiş: “Yapmak istediğim bir çok şey var. Çözmek istediğim bir çok sorun var. Hangisinden başlamalıyım ?”
Cevap kısa ve net gelmiş:
Tam karşında duran her neyse ondan başla. Neye ulaşabiliyorsan oradan başla.
Ben öyle yaptım, bir kadını tefeciden kurtararak.
Gerçekten de, bu tavsiye her nekadar basit de olsa, tamamen doğru ve insana 27$’a bir Nobel ödülü kazandırabiliyor
Önüne ilk çıkan şeye başla, küçük başla, harekete geç. Olmadı bir başkasına başla. Ve sonra büyük düşün. Nobel için söz veremem ama başarı mutlaka gelecektir.

Çok doğru. Bu mikro krediler benim de zihnimi bir müddettir kurcalıyor. Hatta takip ettiğim bloglar arasında 101 cookbook böyle bir projeyi başlatmış. Çok beğendim. O blog’un takipçileri grup oluşturarak 3′er 5′er dolar bağış yapıyorlar. Ve bu bağışlar fakir bir ülkedeki birine yatırım oluyor. Bunu da KİVA aracılığı ile yapıyorlar. Bilmem haberin var mıydı? İlgilenenler için bağlantılar burada.
http://www.kiva.org/app.php?page=community&action=viewTeam&team_id=359&_isc=d5e95fca-c9a3-102b-ac3c-ecd46065da15
http://www.kiva.org/about
Ben de böyle bir projeyi öncelikle kendi ülkemiz için başlatmayı çok isterdim. Bir kaç aydır nasılını düşünüyorum işte.
Kiva’yı hiç duymamıştım, güzel fikir gerçekten. Mikro kredinin gelebileceği son nokta sanırım.
finans alaninda nobel odulu alan bir cok kisinin cikis noktasi gercekten de boyle cok ufak noktalar.
modiglianni & millerin de nobeli, her zaman gittikleri bir pizzaci sayesinde aldiklari gibi.
cok guzel ve cok dogru bir bakis acisiyla yazilmis yaziniz bu arada efendim.
keyifle okudum
küçük başla büyük düşün kelebek etkisine mükemmel bir örnek.bu konuyla ilgili blogumda uzun zamandır yazı yazmayı planlıyordum fakat internetteki klişe örnekleri kullanmamak için yazyı tamamlamıyordum.kendi örneğimi kendim de oluşturmak istiyordum aslında ve buldum da
bu aralar şansım mı açıldı ne bir örnek daha buldum senin yazınla iki oldu abi eline sağlık
@fakeangel: onu duymamıştım, bir göz atayım. Belki bir yazı da oradan çıkar
@hasan: bekliyoruz yazıyı (yoksa yazdın mı çoktan?)