Odaklanmak için 1 küçük sır
Günün bazı vakitleri ne yaparsan yap iş yapamazsın. Elindeki iş her neyse bir türlü başlayamazsın, odaklanamazsın. Özellikle ofis ortamları bu gibi durumlarda zamanını ve kalan azıcık çalışma isteğini söndürmek için özel olarak düzenlenmişlerdir sanki: gidip en yakın iş arkadaşıyla çene çalmak, çay koymak, dışarı çıkmak ya da bilgisayardaki dosyaları amaçsızca kurcalamak fikri insanı hızla sıcak kollarına çekiverir. Aynı şey ders çalışırken, ödev yada bir rapor hazırlamaya çalışırken de çok sık gelir insanın başına. Elinde uzaktan kumandayla kendini koltuğa gömmen an meselesidir

Tek sebep olmasa da, dağınıklık insanın dikkatini dağıtan ve odaklanmasını zorlaştıran engellerin başında gelir. Bir yandan da dağınıklık tıpkı para gibidir, dağınıklığı çeker
Dağıntı arttıkça toplamak zorlaşır, zorlaştıkça ertelenir, ertelendikçe dağınıklık daha da artar.
Belki bunun bir sebebi de; çoğumuzun etrafı toplamayı tek seferde yapılması gereken büyük bir iş olarak görmesidir.
Dağınık bir insan olmasan da; hemen her çekmece, her masaüstü, her oda, her kalemlik, her kitaplık şu anda olduğundan çok daha derli toplu bir şekilde olabilir. Fakat bir seferde her şeyi toplarım (bahar temizliği) yerine, vakit buldukça yavaş yavaş toplarım mantığı gerçekten de daha çok işe yarıyor.
Odaklanmanın baş düşmanlarından birisi dağınık bir ortam olduğuna göre, dikkatimiz dağılıp da toplayamayınca yapılabilecek en iyi şeylerden birisi ortalığı birazcık toparlamaktır.
Ofiste bunun için benim kullandığım 3 bölge var:
1) Masanın üstü:
Masanın üstünde her zaman çöpe atılabilecek bir şeyler, imza bekleyen birkaç evrak, okunması gereken birkaç zarf, kalemlikte kendilerine yuva bulmuş türlü değişik şeyler vardır. Artık hepsinin gitmesi gereken yere, çöpe, gitme vakti geldi.
2) Masa üstü:

Artık bilgisayarların kendi hayatları var. İç işlerine pek karışmam ama görünüşüne önem veririm. Aynı yabani otlar gibi, masa üstünde biten dosyaları düzenli olarak toplamazsan, gün gelir yabani otlardan asıl yapacağın şeyleri göremezsin.
3) Çekmeceler:
İster işte ister evde, bu küçük yaratıklar kendi ahşap oyuklarında mutlu mesut yaşarlar. Çok da obur olan bu yaratıklar, verdiğin hiçbir şeye hayır demeyecektir. Ama artık forma gelme vakti geldi. Önce çöplerden başlayarak çekmeceyi boşaltmak, daha sonra da düzenlemek çok iyi olacaktır. Hem zevklidir (özellikle bir seneyi geçkin toplanmamış çekmecelerden neler çıkacağı hiç belli olmaz), hem de toplu bir çekmece inanılmaz zaman kazandırır.
4) Sen kendini bunlarla sınırlama tabiî ki. Kendi çevrene göre seçimlerini zenginleştir.
Buraya kadar anlattıklarım belki ilgini çekmiştir ama SIR bu mu diyorsan, hayır değil. Sır şu, dikkatlice oku:
İnsan (özellikle erkek milleti) ortalığı toplamayı sevmez çünkü bunu zaman kaybı bir angarya gibi görür. Dikkatin dağılıp da iş yapamaz haldeyken toparlanmak ise insanı iyi hissettirir çünkü zaten kaybedilen zamanı değerlendirmiş olursun. Kayıp zamanlarını toplanarak verimli hale getirmek için ise bir tek ihtiyacın vardır (işte SIR geliyor
) : nereyi toplayacağını bilmek. Yani sadece ortalığı biraz toparlayayım demekle olmuyor, bir sonraki can sıkıntısı aralığında tam olarak nereye nasıl girişeceğini bilmen gerekiyor. Ben genelde masanın üstünü, bilgisayarda bir klasörü, belirli bir çekmeceyi gözüme kestiririm ve ilk fırsatta girişirim.
İşin en güzel yanı da, bir şeyleri biraz bile toplasam, hemen olumlu etkisini görmeye başlıyorum. Bu işi birkaç sefer yaptıktan sonra eminim sen de aynı şekilde hissedeceksin.

paylaşmış olduğunuz fikirler için teşekkürler
gerçketen de dedikleriniz son derece doğru. bende her zaman çalışmaya başlamadan önce 5 dk de odamı tertipler ve ödevlerime öyle başlarım hem verim artar, hem de oyalanacak iş bulamazsın.. .
Paylaşımınız için teşekkürler…
Her Konuda Haklısınız…..
ben hep ölmek ıstıyom yasamak sıkıcı gelıyo nepcam