Ortaya Karışık Girişim Tavsiyeleri

İyi bir girişimcinin herhalde benden daha iddialı ve güvenli bir insan olması lazım. Bu konularda ben ortalarda bir yerdeyim; kendime güvenim hayatım boyunca defalarca gidip-gelmiştir. Ama aslında; illa ki gelmiştir, demek ki iyi-kötü bir esas var; ya da ben öyle ummak istiyorum. =) Bir de; hayatın öyle bir özelliği var ki, sen her şeyi kendince en doğru ve düzgün şekilde de yapsan, hesapta olmayan şeyler her zaman çıkabilecektir. Bana göre buna; karamsarlık değil, gerçekçilik derler. Salt bu sebeple bile aşırı iddialı ve güvenli olmayı yanlış bulurum, insanı, özellikle sempatik biri değilse itici biri yapabileceği gibi; ters durumlardaki hayal kırıklığı da aynı derecede yıkıcı olabilir. ‘Benim gibi bir insanın başına bu nasıl gelir’ diye bir şey yok zira; herkesin başına, her şey gelebilir.

Gerçekten de bence, makul hedefler koymakta her zaman fayda var. Böyle düşünebilmenin belki artık orta yaşta olmakla da bir ilgisi vardır, daha mütevazi taleplerin olmasını ‘öğrenirsin’. Fakat ben bunu genç insanlara da öneririm aslında; makul, küçük hedefler; birisi olunca bir tane daha; o da olunca bir tane daha. Şöyle ki; erişilmesi nispeten kolaydır, erişince de motivasyonun artar ve farkında olmadan hafifçe vitesi büyültmeye başlarsın zaten; olmayınca da kolay toparlanırsın; zira çok seni aşan, çok dehşet bir şey hedeflemedin ki olmadığında paniğe kapılasın. Ve yerini yenisini koymanda daha kolay olur, zira umutların yerle bir olmaz. Sadece biraz sarsılır, onu da atlatırsın.

Bir şey yapmaya girişeceksen, bunun sana, senin de buna uygun olduğuna inanmak lazım. Duruşun, konuşman, halin tavrın istediğin şeyle uyumlu mu Kendisini işiyle -belki de- gayet uyumlu bulan bir bakkal biliyorum; fakat o onun fikri, bence onun kadınlara bakma şekli işiyle hiç de uyumlu değil ve zorunlu kalmadıkça dükkânına ne girerim; ne de kızımı yollarım. O bakışlarla kızıma bakmasını istemem, öyle hasta ediyor beni. Belki yeterince kazanıyordur; ama benden dolayı 3 kuruş daha kazanabilirdi; kazanmıyor. Aşağı-yukarı bunu demek istiyorum ve evet; bence de biraz dolambaçlı oldu. =) Bir çağrı merkezinde çalışan bir adamsan; bir kadına nasıl baktığını bilmem, konuşmanın düzgün, akıcı, kibar vs. olması yeterlidir; ama bakkalsan, nasıl baktığını da görüyorum. Yani; doğru duruş, davranış ve bakış da müşterini azaltabilir – çoğaltabilir.Bunun farkında olmayabilirsin; çünkü sana kimse söylemeyebilir; ama ayağını da kesebilir. =)

Ben insanlara ‘sen aslansın, sen kaplansın, yaparsın, halledersin’ denmesinden pek hoşlanmıyorum. Ben şunu severim; ‘denemeden bilemezsin.’

Kendini denemekten korkmamak lazım. Eğer ihtiyaçlar çok acil, çok hayati değilse; kendini denemeye ve sonucu beğenmezsen başka bir şekilde denemeye her zaman; zaman vardır.

avatar

Henüz yorum yok.

Bir Cevap Yazın