Ortaya Karışık Muhteşem Düşüncelerim

- Hoşuna gitmeyen şeyler yaşadığın zaman hayatın sana haksızlık yaptığını düşünmenin garip bir yanı var. Böyle düşündüğün zaman, hayat sanki şahıslara tek tek gıcıklık güden; ‘şuna bir haksızlık yapayım da biraz eğleneyim’ tarzı, kedilere eziyet eden ergenlere falan özgü düşünceleri olan birşeymiş gibi oluyor.

- Bir kalp kırıklığı mesela; yaşadığın zaman, konunun hayati bir önemi yoksa, bir gün bu konunun sana geri döneceğine inanıp bir kenara koymakta fayda var. Ki konu; yüzde elli ihtimalle sana gerçekten, senin düşündüğün şekilde geri gelebilir. Çünkü hayatta bazı şeylerin bedeli ödeniyor, bazı şeylerinki ödenmiyor. Gibi…Ve böylece de, bazı insanlar bedel ödüyor, bazıları ödemiyor. Sana gelen kırıcı davranış, bedeli ödeneceklerden olabilir. Olmayabilir de. Eğer sana haksızlık yapan kişi bunu bir şekilde ödeyecekse, bu; 1 hafta sonra da, 3 veya 5 ay sonra da gerçekleşecek olabilir. Bırak. Belli bir süre geçtikten sonra; olayın sana istediğin şekilde geri dönüşü gerçekleşmese bile, o geçen süre seni muhtemelen başlangıçta olduğundan daha iyi, daha sakin hale getirmiş olacaktır. Olay çok dramatik değilse ve sen o sırada umutlarına hasar verecek kötü birşeyler yaşamazsan, bu böyle olacaktır. Bir nevi; ‘beklemeye yoğunlaşmadan beklemek’ lazım. ‘Serbest beklemek’ ya da. Literatüre kazandırdığım bu nadide yeni kavramlardan ötürü literatür beni bulduğu yerde vuracak, toprağım bol olsun. =)

- Bir şeyi, bir kimseyi, bir olayı unutmayı çok istediğin zaman durmaksızın ‘Unutuyorum… Unuttum galiba… Az kaldı unutucam… Unutmak üzereyim… Yarabbi, ne de güzel unutuyorum, yok böyle bi unutma…Unutmuş insanlar arasına adım altın harflerle yazılacak.Blablabla…’ şeklinde düşünmemek lazım. Çünkü sanıyorum unutma sürecini uzatmak için bundan iyi yöntem yoktur. =) Daha güzeli, daha doğrusu; düşünmeye engel olmak için ne kadar çabalarsan düşünmemek de tersine o kadar zor olabileceğinden, hatırlama haliyle savaşmak yerine; yapılması gereken günlük şeylerden hiç birini ihmal etmemek, ve bunların üstüne azar azar birşeyler eklemek. Meşguliyetleri, ve belki sosyalliği de çoğaltmak; ama delice bir çabayla değil, azar azar, tatlı tatlı.

- Konunun duygusal gidişatını ıspanak gibi banal bir mevzuyla bağlamak istemezdim; fakat ıspanak yıkamak çok sinir edici birşey, gerçekten. =(

avatar

Henüz yorum yok.

Bir Cevap Yazın