Tag Archives | korku

Yapmak yada Yapmamak

Hayatta başarılı olmanın sırrını çok çok çok basite indirgersek, sanırım temelde tek bir seçim yatıyor.

Yapmak yada yapmamak.

Çocukken suya atlamak veya atlamamak.

Okulda parmak kaldırmak yada kaldırmamak.

Toplantıda aklındaki iyi fikri söylemek yada söylememek.

Aklındaki o organizasyonu yapmak yada yapmamak.

Eski arkadaşına telefon etmek yada etmemek.

Çocuğuna ilgi göstermek yada göstermemek.

İşini iyi yapmak yada yapmamak. Para biriktirmek yada biriktirmemek.

Yapmayı seçmenin bir çok sebebi ve koşulu olabilir ama yapmamayı seçmenin nerdeyse herzaman tek bir sebebi oluyor.

Korku. (Ama mutlaka başka bir maske altında)

Sence

Tamamını oku · Yorumlar { 16 }

Unutma, insansın

Özgelişim üzerine bir kaç kitap okuduysan, artık yavaş yavaş benzeri şeyler duymaya başlarsın:

  • Kendine hedefler koy
  • Kocaman gülümse
  • Korkularının üzerine git
  • Asıl sorumlu sensin
  • Asla vazgeçme
  • Mutluluk bir hedef değil yolculuktur

Ne kadar çok yapacak şey var, ve ne kadar az zaman, değil mi Bu konular üzerine ben de bol bol yazıyorum. Ama bir şey üzerine pek yazmadığımı ve kimsenin de pek o konudan bahsetmediğini fark ettim.

İnsan olduğumuz konusunda :)

Kendine hedefler koyup, gülümseyerek korkularının üzerine gidip, tüm sorumluluğu üzerine alıp vazgeçmeden yolculuğa devam e-de-me-mek üzerine.

Hayat inişli çıkışlıdır, her an hazır olamazsın. Her an motive olamazsın. Hep mutlu olamazsın, sürekli gülemezsin. Her anını korkularınla yüzleşerek geçiremezsin.

Ve bunları her an her daim yapamadığın için mutlu olmalısın, çünkü bu demek oluyor ki sen bir insansın – programlanmış bir robot değilsin ;)

Bunların hepsini de aynı anda yapamazsın.

Hatta gün gelir, amaaan be deyip ayaklarını koltuğa uzatmaktan başka bir şey istemez canın.

İşte o zamanlarda sakın kendini yargılama veya suçlama. Neden böyleyim ben, yapılması gereken bir sürü iş var oysa deme.

İnsan olduğunun farkına var ve mutlu ol sadece.

Mutluluk

Photo: pediculus

Tamamını oku · Yorumlar { 7 }

Kendini yaşa (5): Korkma!

korku ve cesaret

Ben daha çocukken, dedemleri ziyarete gittiğimiz bir seferde, gece misafir odasında yatmıştım. Gece, odanın camının önünde, perdenin arkasında gölgesi görünen bir ağacın kuru dalları tık tık tık diye cama çarpmaya başladı, korkudan sesimi bile çıkartamadan öylece kalakalmıştım. Cama vuran şeyin ağaç olduğu belliydi, ağaç dallarının cama vurduğunu, korkacak bir şey olmadığını da biliyordum ama nafile.

Sokak lambasının arkadan vuran ışığının perdede oluşturduğu gölgeler ve tık…tık..tık.. sesleri benim aşırı gelişmiş hayal gücüme gerekli gazı verdi ve uykudan bayılana kadar gözümü bile kırpamadım, fondan gelen guuuguguk sesleri de (puhu kuşları!) tuz biber oldu. Rüyamda bile garip garip yaratıklardan kaçtım durdum.

Sabah horoz sesiyle uyandığımda biraz yatakta kalıp dün geceyi düşündüm ve güneş ışığının verdiği cesaret (ve uyanmış olan annenin sesini duymamdan gelen cesaret) ile kalkıp perdeyi açtım ve ağaç olduğundan emin olduğum şeyi gözlerimle görmek istedim. Ve…..tabi ki camın hemen dibinde kurumuş bir ceviz ağacının bir kaç dalı sallanıp duruyordu. Yani, tahmin ettiğim ve mantıklı olarak bildiğim ama bir türlü kendime inandıramadığım gibi…sadece kuru bir ağaç.

Yarın gece de aynı odada yattım ve dünkü şeyin ağaç olduğunu gözlerimle gördüğüm için, tık tık sesini bile duymadan sakince uyudum.

Korkuların ne kadar gerçek

Cesaret önemli bir erdemdir ve hayattaki gerçek korkuların kaşısında cesurca durabildiğimiz sürece gelişiriz. Ama kişisel gelişimin her anı aslan karşısına çıkan gladyatör formatında geçmez. Çünkü her korku gerçek değildir. Cesaretini toplayıp arenaya çıktığında toz ve rüzgardan başka bir şey bulama şansın çok yüksektir.

Diğer pek çok şey gibi, korku da dışarıda olan olaylara karşı verdiğin bir tepkidir sadece. Dışarıdaki olay, senin için ne kadar gerçekse, o kadar da korkutucudur. Yani eğer kuru bir ağaç dalı sana “öcü” gibi geldiyse, o zaman o artık senin için gerçek bir “öcü” dür.

Emin ol, böyle yalancı öcülerin sayısı, gerçek öcülerden kat kat fazladır. Bazen tek yapman gereken de yattığın yerden kalkıp perdeyi aralamaktan ibarettir. Perdeyi bir kez açtıktan sonra, öcü kendiliğinden yok olur ve bir daha asla geri dönmez.

“Korkularının üzerine git” tavsiyesi de aslında bu yüzden çok faydalıdır. Çünkü üzerine gittiğinde göreceğin gibi, aslında hemen her korkun ya sahtedir ya da onlarca kat abartılıdır.

Onları gerçek yapan, senden başkası değildir. Tıpkı onları yok edecek olanın senden başkası olmadığı gibi.

————————–

Böylece kendini yaşa serisi de sonlanmış oluyor. Diğer yazıları da okumak istersen buradalar:

Tamamını oku · Yorumlar { 3 }