İlgi Çekici Sunum Konuları

Eğer sunum yapmak için ilgi çekici ve etkileyici bir konu arıyorsanız doğru yere geldiniz.

Bu yazıda, çok kolay bir teknik kullanarak ilginç birkaç sunum konusunu kendin bulabileceksin. Ama öncelikle birkaç şeyi açıklığa kavuşturalım.

İlginç konu ne demek ?

 ”Dünya güneşin etrafında döner.” desem ilginç gelir mi ? Hayır mı ? Ben de öyle düşünmüştüm.

Fakat bunu 500 yıl önce söyleseydim, oldukça ilginç geleceğinden eminim. Hatta o kadar ilginç gelirdi ki, Avrupa’nın korku salan Engizisyon mahkemesinde konuyla ilgili ufak bir sunum yapmamı bile isterlerdi. Tıpkı Kopernik’ten istedikleri gibi.

Yani

Kural 1: Bir şeyin ilginç olması için bilinmiyor olması gerekir.

Burada tüm dünyadan bahsetmiyorum tabiki. Dinleyicilerinizin (ve okulda yapacaksanız sunumu örneğin, öğretmeninizin de) hakkında pek bilgi sahibi olmadığı hemen her konu ilginç olacaktır. Yani ilginç konu bulmak için internette saatlerce dolanmaya gerek yok.

İyi de, ben insanların neyi bilip neyi bilmediğini nerden bileyim arkadaşım (tekerleme gibi oldu)? Herhalde gidip herkese tek tek ilgi alanlarını soracak halim yok! diyorsan, haklısın. Bu da bizi 2. Kural’a getiriyor:

Kural 2: Yeterince derinine inilen her konu ilginçleşebilir.

Şöyle ki, günümüz dünyasında o kadar çok ve çeşitli konu var ki, insanların hiçbirisi, hiçbir konunun detaylarına inemiyor. Örneğin sunum konusu Facebook. İşte size ilginç bilgiler: Eğer Facebook ülke olsaydı, 750,000,000 nüfus ile Hindistan’dan sonraya yerleşerek dünyanın en büyük 3.ülkesi olurdu. Türkiye ise 31 Milyon kullanıcı ile Facebook ülkesindeki 4. en büyük nüfusa sahip.

Tabiki sadece sayı ve istatistikler bir konuyu ilginç hale getirseydi, devlet istatikstik enstitüsünün aylık raporu, civardaki en ilginç şey olurdu (ki değil). Bu da bizi 3. Kurala getiriyor:

Kural 3: Konuları ilgi çekici hale getiren sizin heyecanınızdır.

Birkaç yıl önce aldığım Etkili Sunum Teknikleri eğitiminde, her birimiz bir konu seçerek sunumlar yaptık.Yanlış hatırlamıyorsam, herkesin 10 dakika anlatım ve 5 dakika soru-cevap için vakti vardı. Ben konuyu “Bilgisayar nasıl alınır?” olarak seçtim. (Bilgisayarlar konusunda gerçekten ilgili ve bilgiliyimdir). Normalde de bilgisayarlar üzerine konuşmaktan hoşlanırım. Neyse sonuç olarak tepegözle ve 4-5 slaytla yaptığım sunum kabaca 10 dakika falan sürdü ama soru-cevap kısmı 5 dakikayı çok çok aştı. Olay etkili sunum teknikleri eğitiminin dışına çıkıp, etkili bilgisayar seçme tekniklerine döndü diyebilirim :)

Neden? Çünkü genel olarak insanların bilgisayar üzerine derinleme bilgisi yok (Kural 1), bemin bilgim olduğu için yeterince derine inebildim (Kural 2) ve zaten günlük hayatta da konuşmaktan hoşlandığım bir konu olduğundan sunumu oldukça canlı bir şekilde yaptım (Kural 3). Ve son olarak, gerçekten de bilgisayar alacak olanlar vardı aralarında. Bu da bizi 4. ve son kurala getiriyor:

Kural 4: Bundan bana ne?

İnsanların en ilgi çekici bulduğu konuların başında, kendilerine direkt fayda sağlayacak bilgiler gelir. Bunların başında da birşeyin iyisini almak, ucuza almak, nasıl yapılacağını öğrenmek gibi şeyler gelir.

Konu seçerken bu 4 kuralı uygulamak fazlasıyla yeterli olacaktır.

Seçim ise çok kolay:

Önce, arkadaşlarınızdan daha fazla ilgilendiğiniz, vakit harcadığınız, (varsa hobiniz) 4-5 adet konu bulun. Bunları bir kağıda yazın. Aklınıza hemen gelmezse sorun değil. Örneğin geçen hafta sonu neyle uğraştığınız veya televizyonda hangi diziyi seyrettiğiniz, internette en çok ne yaptığınız, cep telefonunda neyle en çok uğraştığınız bile bir konu olabilir.

  •  Başka birisinden dinleyecek olsanız, hangisini dinlemek isterdiniz? Yanına 1 yıldız koyun.
  • O konu hakkında araştırma yapmanız gerekse, hangisi için daha kolay yapabilirdiniz? En kolayın yanına 1 yıldız koyun.
  • Sunum sonrasında soru sorulunca, hangisi hakkında daha zor sorulara cevap verebilirsiniz? Yanına 1 yıldız koyun.
  • Hangisi en güncel? Yanına 1 yıldız koyun.
  • Hangi konu, dinleyenlere en çok faydayı sağlayabilir? Yanına 1 yıldız koyun.

En çok yıldız alanı seçin, tebrikler. En ilginç sunum konusunu buldunuz.

Peki en iyi şekilde nasıl aktarabilirsiniz? Yada hangi ölümcül hatarlarda kaçınmalısınız ? Bu soruların cevapları da diğer yazılarımda.

Etkili Sunum İçin Etkili Sunmanın 14 Yolu

Slayt hazırlama ve mekan seçiminde yapılabilecek hataları gördükten sonra bir de sunum iyi bir sunum için sunucunun neler yapabileceğine bakalım istedim.

1) Tanışma-Kaynaşma: Özellikle hiç tanımadığın bir gruba yaptığın sunumlarda (mesela eğitim yada firmaya genel bilgilendirme gibi) bodoslama konuya geçmek izleyicilerin dikkatini toplayamamasına neden olur. Bunun için ecnebilerin “ice breaker” dediği ortamı ısıtan bir şeylerden bahsederek girmek hem ortamın gerilimini alır hem de izleyicileri psikolojik olarak hazırlar.

Dünkü Fener-Cimbom maçı, Hava-yol durumu, başka güncel olaylardan bahsedebilirsin mesela. Bunlardan sonra da kim olduğun, neden bu sunumu yaptığın, neden SENİN yaptığın konusunda (konudaki uzmanlığın mesela) bilgiler vermek de son derece faydalı our.

2) Bir sunumu en çabuk öldüren şey; sunum yapanın Power Point Slaytlarını okumasıdır. Ne yaparsan yap, slaytları bire bir okuma. İzleyiciler bunu fark ettikleri anda, ilgileri tamamen duvardaki yazılara döner. 5 dakika sonra da bu durum sıkıntıya dönüşür. Eğer sadece okumak yeterliyse, o zman kimsenin boşu boşuna vaktini alma. Herkese bir çıktı verip işine gücüne geri yolla insanlarıç.

3) Projektörün önüne geçme. Hatta mümkünse projektör yukarıda bir yerde dursun, istesen de önüne geçeme. Her ne kadar polisiye dizilerde sunum yapan ajanlar projektörün önüne geçip karizmatik pozlar verse de, gerçek hayatta alnından yazılar geçmesi çok da karizmatik bir durum yaratmaz. Üstelik insanların dikkatini de dağıtır.

4) Gülümse. Sürekli olmasada, arada bir en azıdan gülümse. Asık bir suratın olumsuz etkisi bir yana, gülümseyerek insanların savunma tepkileri vermesini de önleyebilirsin.

5) Sabit durma. Sunum yaptığın alanı kullan, arada kalk dolaş, sana soru soranların yanına git, alanı kullan. Beyaz Şov’da beyazın sahnede gezdiği gibi gez kendi sahnende.

6) Monoton konuşma. Arada yüksek sesle konuş, bazen sesini alçalt. Başarılı haber spikerlerine dikkat et, acıklı haberlerde yüzleri düşer sesleri kısılır, neşeli haberlerde gülmeye başlarlar ve sesleri heyecanlanır. Çünkü bu verdikleri mesajın etkisini ve inandırıcılığını artırır.

7) Grupla paslaş. Konu hakkında ne kadar çok şey bilsen de her şeyi bilemeyebilirsin. Bu gibi durumlarda izleyicilerle paslaşmak çok iyi bir çözüm olabilir. Diyelim ki “Tunus’daki Halk ayaklanmaları ve Sosyal Medya” üzerine bir sunum yapıyorsun ve birisi kalkıp “Peki madem bu kadar güçlü bu sosyal medya, neden X ülkesinde de aynı şey olmuyor?” dedi. Burada hemen gruba dönüp ” Çok güzel bir soru, siz ne dersiniz ?” diye şık bir pas atabilirsin.

8) Kaytarma. Sözlerini tut, mesela bu konuya daha sonra döneceğiz dersen, dön. Bu sunum sonrası için de geçerli, eğer x belgesini daha sonra herkese e-posta ile göndereceğim dediysen gönder.

9) Sunumun başında bir kaç noktayı açıklığa kavuşturman herkesi rahatlatır:

  • Soruları not alıp en son mu sorsunlar yoksa sunum sırasında hemen mi ?
  • Sunumu çıktı olarak sunum sonunda verecekmisin, yoksa herkes notunu alsın mı ?
  • Sunum ne kadar sürecek, mola vb.. olacak mı ?

10) Takip et. Sunumunu olanca harikuladeliğin içinde yaparken, arada bir izleyenlere de göz at. Baktın gözler kaymaya, kafalar düşmeye, esnemeler artmaya başladı, hemen, acil olarak harekete geç. Işıklar kapalıysa, git aç, herkesi ayağa kaldır, yukarıdan elma, yerden kozalak toplattır. Hoplat, zıplat. Uykuları kaçır.

11) Eğlendir. Konuyla ilgili birkaç fıkra yada anektod ezberle. Sunum sırasında onları da araya sıkıştırıp ilgiyi topla ve izleyenlere enerji ver.

12) Davet et ve uğurla. Evsahibi sensin. Herkesden önce gelip, gelen herkesi, mümkünse tokalaşarak, içeri buyu et. Sunum bitince de yine herkese teşekkür ederek tek tek uğurla.

13) Murphy’yi unutma. Gidebilecek her şey ters gider sözüyle efsaneleşen bu adamı sakın aklından çıkartma. Projektör ve dizüstüler oldum olası iyi anlaşamaz, ağ kabloları çalışmaz, elektrik prizi bulunmaz, hoparlörler bozuk olur. Çoğu zaman ise sunumdan bir yarım saat önce gelmek her türlü aksiliğin üstesinden gelmeye yeter.

14) Güzel sunumları izle. İngilizce olmasına karşın sanırım bulabileceğin en iyi sunumlar ted.com’da. Arada bir en iyilerden izleyip, kendine de pay çıkartabilirsin.

Olay Yeri İnceleme: Öldüren Sunumlar

PowerPoint ile toplu katliam derslerimize devam ediyoruz. Serinin 2. dersinde cinayet mahalli seçimi var.

Öldürücü PowerPoint slaytlarımızı hazırladığımıza göre artık sıra sunum mekanını ayarlamaya geldi. Mekanı da son derece sıkıcı, bunaltıcı ve kaçılası ayarlamamız gerekir ki biz sahneye çıktığımızda izleyiciler zaten komaya girmiş olsun.

İzleyicileri sinemalardaki gibi yan yana ve arka arkaya oturtun. Sakın U veya hilal şekilde interaktif oturma düzenlerini kullanmayın.

Tüm ışıkları kapatın, gelenler sunuma değil uyumaya geldiklerini ilk andan idrak etsin.

Upuzuun bir salonda, küçük bir ekranı kullanın, zaten küçük kullandığımız fontları okuma ihtimali olan birkaç kartal gözlüyü de ekarte edin.

Ortamı sıcak yada soğuk yapın. İkisi de rahatsız ederek dikkatleri dağıtır.

Çaycıyı, sekreteri ya da hiç olmadı ofisteki arkadaşınızı ayarlayın, sunum sırasında arada bir içeri dalıp ilgisiz sorular sorsun.

Cep telefonunuzun sesini sonuna kadar açın, elbet birileri arar. Arayınca da izleyicilerden özür dileyip 1-2 dakika konuşun mutlaka.

İzleyicilerle perde arasında bir yerelere kürsü veya masa-sandalye gibi bir şeyler koyun. Sunumun başında oraya yerleşip sonuna kadar kalkmayın. Bonus olarak da yüzünüzün bir parçasının üzerine projektörden çıkan ışık çarpsın, kafanızın gölgesi perdeye düşsün.

En iyisi, işi Murphy‘ye bırakın, yani hiç bir hazırlık yapmadan sunumun başlamasına 1 dakika kala içeriye girin ve başınıza gelen türlü aksilikleri hayretle seyredin.

Mekan ve ön hazırlık ile ilgili noktaları da böylece hallettiğimize göre, geriye sunumu yaparak son darbeyi vurmak kalıyor. Bir sonraki yazıda da ona bakacağız.

Etkili Sunumlar

Çok değişik ortamlarda, çok değişik konularda, çok değişik gruplara bir çok başarılı sunum gerçekleştirdim. İlkokul çocuklarına robotlar (şaka değil) hakkında sunumdan tutun da, bir otel sahibine program tanıtımı, üniversitede rektör ve hocalardan oluşan jüriye tez ve poster sunumu ve tabiki iş hayatında üzerine çalıştığım veya bitirdiğim projeler hakkında yönetime yaptığım sayısız sunumlar.

Yazdığım her yazı öncesinde yaptığım gibi internet üzerinde sunum üzerine kısa bir araştırma yaptım ve birbirine benzer etkili sunum teknikleri yazılarından başka bir şey bulamadım. İçlerinde gerçekten işe yarar bilgiler var ama genelde hepsi aynı. Farklı bir şeyler öğrenmek istiyorsan bu yazıyı baştan sona oku derim.

Tabi kendi yaptığım sunumlar kadar başkalarının yaptığı bir çok sunuma da katıldım. En çok üzüldüğüm şeylerden birisi de gerçekten iyi bir çalışmanın kötü bir sunum yüzünden tam anlaşılamaması ve heba olması olmuştur.

Etkili bir sunum nasıl olmalıdan önce çok önemli bir soru geliyor : (Cem Yılmaz’ın sesiyle) NEDEN SUNUM ?

Eğer sunumun gereksiz bir şey olduğunu düşünüyorsan, güzel bir sunum yapma imkanın zaten yok. İnsan inanmadığı bir şeyi en fazla vasat bir şekilde yapar. Sunum neden gerekli sorusuna cevap vermeden önce, hangi amaçlar doğrultusunda sunum yapılır onlara bakalım:

  • Eğitim: Genelde teknik veya yeni bir konu hakkında eğitim seviyesini arttırmak. Tek amaç karşıdaki insanın bilgi seviyesini arttırmaktır.
  • İkna: Yapmak istenen bir şey için gerekli olan izni, bütçeyi, imkanları, zamanı almak için karşıdaki insanları ikna etmeye çalışmak içindir. Amaç, istediğimiz kaynakları elde etmektir. Satış için yapılan tüm sunumları da (TV reklamları dahil) ben bu kategoride değerlendiriyorum.
  • Rapor: Yapılmış ve bitmiş işten diğer insanların haberdar olması için yapılır. Amaç insanların kafasındaki imajımızı (kendimiz veya ekibin) daha iyi hale getirmektir.

Birinci ve ikinci konu hakkında sunuma ihtiyaç olduğu konusunda genelde herkes hem fikirdir. Fakat rapor konusuna gelince, tanıdığım insanlar ve bir zamanlar ben de, genelde bunun gereğini sorgular. Yani sonuçta işi yaptık, bittik, sonuçlar ortada, isteyen gelsin baksın, hem o kadar uğraşıp işi yaptım bir de oturup sunum hazırlamanın ne gereği var değil mi ?

Burada “Haaayııırrr değiiilllll” gibi bir cevap vermeyeceğim. Üstteki cümleye tamamen katılıyorum. Eğer işi yaptın bitti ve sonuçlar ortadaysa, o zaman isteyen gelsin baksın.

İş dünyasında ve hatta özel hayatta, yapılan işlerin sonuçları neredeyse hiç bir zaman ortada olmaz. Bitirdiğin proje şirketin karını katlamış bile olsa, bu artışın senin projenden dolayı olduğunu bir sen bilirsin bir de varsa ekibindekiler. Bu eskiden böyledi, şimdi durum biraz daha vahim, artık bırak artışın nasıl yapıldığını şirketin karının arttığından bile insanların haberi olmayabilir. İyilik yap denize at demişler, ama biz burada iyilik değil iş yapıyoruz, denize atmaya ne gerek var ?

Sunum Hazırlamak

Bir diğer konu ise sunum hazırlama kısmı. Eğer sunum hazırlamayı, özellikle de rapor sunumlarda, külfetli ve gereksiz bir iş olarak görüyorsan, çok zamanını alıyorsa, o zaman büyük ihtimalle sunumu iş bittikten sonra hazırlıyorsundur. Verebileceğim faydalı bir tavsiye, sunumu iş bittikten sonra değil, işle beraber hazırlaman. Bir proje yürürken, içerisinde kullanılan bir çok döküman oluşur. Tablolar, defterler, panolar, grafikler, sayılar, prototipler, numuneler, resimler, konuşmalar, toplantılar, vs.. vs.. Bunları hazırlarken veya depolarken, aklında hep işin biteceği ve bunları birisinin göreceği olsun.

Şunun gibi düşün : eğer bir ev genel olarak temiz ve düzenliyse, o zaman misafir gelmeden önce çok bir iş çıkmaz. Ama dağınık ve kirli bir evin misafirliğe en az bir gün önceden hazırlanması gerekir. Sen evi hep temiz tut, yarattığın dökümanların en önemlilerini büyük ihtimalle sunum raporunda da kullanacaksın. Onların kalitesini hep yukarıda tut. Sanki her an birisi gelip senden gidişat için bilgi isteyebilirmiş gibi düşün ve göstermekten utanmayacağın işler hazırla.

- Bu tablonun üstünde Mayıs yazıyor ama veriler Ağustos ayının ?

- Ehe, öhö

- Bu rakamlar çok küçük, ne yazıyor burda ?

- Bir saniyeee, üçyüzotuzbeşmilyonseksenikibinonikinoktaellidokuz sanırım.

Eğer işi baştan bu şekilde yaparsan, iş bittiğinde sunumunda kullanacağın malzemeler hazır olur. Üstelik hep aynı biçimi kullandığından hata yapma şansın da en aza iner ve ne zaman istersen kullanmak üzere elinin altında olur.

İyi bir sunum

İyi bir sunum nasıl yapılır, nelere dikkat etmek gerekir konusunda yazının başında değindiğim gibi, internet üzerinde sayısız makale var ve aşağı yukarı hepsi aynı şeylerden bahsediyor. Açıkçası daha önce benim de gittiğim bir eğitimde de yine bu konular tekrarlanmıştı.  Bence bu konuda unutulmaması gereken şey var : Eğer hazırladığın sunumu beğenmediysen emin ol kimse beğenmeyecektir. Eğer beğendiysen belki insanların da hoşuna gider. İyi bir sunum nasıl hazırlanır ve yapılır konusuna bir başka yazıda tekrar döneceğim, fakat o zamana kadar çok önemli ve cesaret verici bir gerçeği seninle paylaşmak istiyorum:

Sinemaya, tiyatroya, bir sergiye veya bir seminere giderken en çok ne istenir ? (yok, bedava olmasından başka)

İyi olması

Evet  iyi olması, kimse kötü olsun isteğiyle bir şeyi izlemeye gitmez. Herkes iyi olsun, iyi vakit geçireyim ister.

Senin sunumunu izleyenlerin çoğunluğu da bu istekle gelirler. İyi olsun, işime yarasın, sıkıcı olmasın.

Ve sunumun iyi olması için aslında herkes bilinç altında yardıma hazırdır. Tüm dinleyicilerin senin yanındadır aslında. Gerçekten böyle, istersen bir sonraki herhangi bir sunumu izlerken düşüncelerine bir göz at. Orada yeni, eğlenceli, güzel, heyecanlı, iyi, işe yarar bir şeyler olmasını istiyorsun. Tıpkı herkesin istediği gibi.

Karşındaki insanları eleştirisel ve canını yakmaya hazır bir kitle olarak görmektense bu dediğim düşünce tarzı gerçekten cesaret vericidir ve gerçeğe daha yakındır. Yapacağın sadece bu tip bir yaklaşım değişimi bile yaptığın tüm sunumların kalitesini ve hedefe ulaşma şansını arttıracaktır.

Bu yazı ilgini çektiyse, şunlar da işine yarayabilir:

Etkili Sunum İçin Etkili Sunmanın 14 Yolu

Cinayet aleti PowerPoint Silahları

Olay Yeri İnceleme: Öldüren Sunumlar