YGS ve LYS’yi Nasıl Kazanırsın ?

 

ÖSS Şampiyonu olmasam da, sınavda iyi bir derece yapıp ikinci tercihim olan ODTÜ Makineye girmeyi başarmıştım. Arkadaşlarımın çoğu da benzer yerlere girdiler. Yani bu YGS-LYS konusunda benim de biraz ahkam kesmeye hakkım var diye düşünüyorum ;)

Benim girdiğim sene olan 1995 yılında sınav sistemi ÖSS (Öğrenci Seçme Sınavı) ve ÖYS (Öğrenci Yerleştirme Sınavı) olarak şimdiki YGS-LYS tarzında iki parçalıydı. ÖSS’de Lise 1 konuları, ÖYS’de ise Organik kimya, Türev-İntegral, Hiperbol, Elektromanyetizma, Felsefe, Osmanlı Tarihi vb.. gibi daha zorlu ve üst seviye konular vardı.

Yeni sistemi tam incelemedim ama bizim zamanımızda 3 saat süren ÖYS’yi 4′e parçalayıp her branş için 2′şer saat süreli sınav hazırlamışlar. Yani daha çok soru, daha iyi ayrıştıran bir sistem.

Peki nasıl kazanılır bu sınav ? Ben yine kendi tarzımda, temel ilkelere bakmak istiyorum

Temel İlkeler

Hedef: En önemlisi bu. Bu yazıda sadece tek bir madde okuyacak olsan, o zaman bunu oku derim. Mutlaka ama mutlaka girmek istediğin bir üniversite ve orada bir kaç bölüm belirle. Amacın üniversiteye girmek değil, O üniversiteye ve O bölümlerden birisine girmek olmalı. Daha sonra hedeflediğin yerin posterlerini duvarına as, internette sitesini bul, anahtarlığı al, ne bileyim masaüstü resmi yap, telefonuna duvarkağıdı yap. En iyisi, bir şekilde ayarla ve oraya git, etrafı gez, dolaş, havasını kokla. Arada sırada kendini orada düşün, kampüste dolaşıyormuş gibi hayal et. Kendini orada düşündüğün zaman gülümseyebiliyorsan, içini bir mutluluk kaplıyorsa, o zaman hedefini buldun demektir.

Diğer bir değişle, tercihlerini sınavdan ÖNCE yap. Amacın herhangi bir yere girmek olursa, o zaman motivasyonun da “şu salak sınavda bir yere yerleşeyim de başka şey istemiyorum” dan öteye gitmez. O da seni bir yere kadar götürür. Amacın “Benim yerim …….. üniversitesindeki …… bölümü, bekle geliyorum.” olursa o zaman bilinçaltından çok daha fazla yardım görürsün.

Son olarak, hedefini annen-baban değil, sen kendin belirle. Kendini nerede görmek istiyorsan orayı hedefle. Bunun iki önemi var: 1) Kendi seçimlerini yapmanın motivasyonu insana fazladan güç verir 2) Bundan sonraki yaşamında çok zor değiştirebileceğin bir kararı kendin ver! (tabi iyi bir anne-baba tavsiyesine de hepten sırtını dönme)

Dersane: Her ne kadar gereksiz ve para israfı olarak görsem de, malesef dersaneye gitmeden üniversiteyi kazanan pek kimseyi tanımıyorum. Maddi durumu iyi olmayan arkadaşlarım bile bir şekilde dersane sınavlarında dereceye girip burs alıp dersaneye gittiler. Evet fırsat eşitsizliği yaratıyor ama dersaneye gitmeden bu iş olmuyor. O yüzden eğer üniversiteyi kazanmayı kafaya koyduysan, mutlaka bir dersaneye gitmelisin derim.
Eşitlik: Başkalarına karşı yarıştığın için, soruların zor veya kolay olması, katsayıların artması, düşmesi gibi etkenler herkesi etkiler. Yani bu gibi olay ve söylentilerle ilgilenmene hiç gerek yoktur. Bırak söylentilerle başkaları uğraşsın, sen işine bak. Sınavda da; eğer bir soru zor gelirse, bil ki o soruyu çözmeye çalışan milyon tane insana da zor geliyor. Sıkıntı yapma.

Hesaplama: Amacın YGS-LYS puanını hesaplamak, katsayıları falan takip etmek değil. Sen soruları çözmeye bak, dersanedekiler o işi senin için yapar. Tabiki hedeflediğin yer için bazı soruların katsayısı daha fazla olacaktır. O önceliklendirmeyi de dersane veya okuldaki hocalarına sor, gidip katsayı listelerinde boğulma.

Sor: Anlamadığın konuları derste, dersanede, rehberlikte kısacası her yerde sor. Sorarsam küçük düşerim, benle dalga geçerler diye düşünme (veya düşün), sor. Tam olarak anlamadan sakın peşini bırakma. Sonuçta öğretmen onun için orada. Hiç kimseye soramadıysan git bilen bir arkadaşına sor. Bir şeyi öğrenebileceğin en iyi yer, onu bilen bir başkasıdır. Zaten zaman kısa, bir de öğrenmekle uğraşma.

Bunun için kendimden bir örnek anlatayım; Matematik’te son konuların içinde hiperbol denklemleri falan vardı, onun yüzden tam anlamadan geçiştirdim. Dersanede de “zaten 5 yıldır burada soru çıkmadı” diye üzerinde duran olmadı. Sınavdan önceki son derste konu hiperboldü, hocanın anlattığı basit bir noktayı sormadım ve sonra ÖYS’de hiperbollerden çıkan 4 soruda bakakaldım. Eğer o son derste üşenmeyip sorsaydım, (sonradan çok kolay olduğunu öğrendiğim) soruları çözüp 1.tercihime girmiştim.

Tarzını bul: Herkesin çalışma tarzı aynı değil. Ben çok fazla test çözemezdim, çabuk sıkılırdım ama konuları çabuk anlardım. Başka bir arkadaşım konuları daha geç anlar ama sıkılmadan hızlıca testleri çözüp, çözerken konuyu da iyice pekiştirirdi. Kazandığımız yer aynı. Birisi önce cevapları okur, diğeri önce soruları okur. Birisi kolay sorulardan başlar, sonra açılır; öbürü zordan başlar yorulunca kolayları çözer. Bu sebeple çalışma ve soru çözme teknikleri ile ilgili tek bir doğru yaklaşım yoktur. Sen kendin bir kaç değişik şekilde dene ve sana en uygun hangisiyse o şekilde yap.

Hep beraber: Sorular zor, rekabet fazla, stresi yüksek. Bütün bunlara tek başına karşı durman kolay değil. Bu işi mutlaka bir arkadaş grubuyla beraber götür. Senin tökezlediğin yerde bir arkadaşın yardımına gelir. Yada baktın birisi sallamaya başladı, sen gaz vermeye çalışırsın. Grup psikolojisi çok ilginç bir fenomendir. Tek başına insanın baş edemeyeceği zorluklar, bir grupla olunca aşılır. Mesela ben hayatta tek başıma oturup ders falan çalışamam, en fazla 1 saat sonra konsantrasyonum bozulur. Ama 2-3 arkadaşla beraber bir masaya oturunca saatlerce oturup çalışabilirim. Tabi bir üstteki “tarzını bul” maddesi de önemli. Yok ben mutlaka tek başıma çalışırım, yoksa dikkatim dağılır dersen, o da olur. Ama çalışırken olmasa bile; korkularını, zorlandığın yerleri, sıkıntını ve son deneme sınavından aldığın puanı paylaşacağın bir grup faydana olacaktır.

Çalış: Gücünün yettiğince ve üzerine birazcık daha çalış. Zaten yapacak daha iyi bir işin yok. Sen çalışsan da çalışmasan da bu zaman geçecek. Aklın ne kadar önce başına gelirse o kadar iyi.

Eğlen: Artık kitap kapağı görmek istemeyecek durumdaysan,ve bir molayı hak ettiğini düşünüyorsan kapağı kapat ve dışarı çık. Yada film seyret, oyun oyna. Ta ki çalışmadığın için suçluluk hissetmeye başlayana dek :) Eğer zorla çalışırsan, bir yerden sonra pilin biter ve verimin düşer.

Anneni dinle: Eğer annen sürekli gelip “Evladım hiç çalışmıyorsun, bu kafayla zor kazanırsın” diyorsa, büyük ihtimalle haklıdır. Anneler dersine çalışan ve çalışmayanları ayırt etmekte ustadır. O yüzden inatlaşıp hem onu hem kendini üzme derim ;) Diğer taraftan, eğer sen ders çalışırken pastalar, börekler, çaylar gelmeye başlarsa bil ki doğru yoldasın. Ben hiç o seviyeye gelemedim ama annen “Oğlum/kızım kalk da biraz hava al, çalışmaktan hasta olacaksın” falan derse, bil ki Türkiye 1.liğine oynuyorsun :)

Püf Noktaları

Burada aklımda kalan bir kaç noktayı yazacağım, aklına gelen olursa yorumlara yazarak listeyi devam ettirebilirsin:

- Deneme testi çözerken, kitabın üzerine değil boş bir kağıda işaretle. Daha da iyisi boş cevap anahtarı yapıp ona işaretle. Hem cevapları kontorl ederken kolay olur, hem de sınava hazırlık olur.

- İşlemleri kafadan değil mutlaka kalem-kağıtla yap. Hem hata şansın azalır hem de tekrar tekrar aynı işlemi yapmazsın.

- Emin olamadığın durumlarda ilk aklına gelenin doğru olma ihtimali daha fazladır. Aklına hemen gelmeyen cevap, düşününce de gelmez.

- Vaktin artar da cevapları kontrol edersen, emin olmadan işaretlediğin sorulara bakma (yani üstteki gibi), kafan iyice karışır.

Başarılar … ;)

YGS ve LYS’yi Nasıl Kazanırsın ?” üzerine 323 düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>